Clifford D. Simak ve Fuat Sevimay Kitapları Raflarda

Kent

ULUSLARARASI FANTAZİ ÖDÜLÜ

“Ateşler gürleyip rüzgâr kuzeyden estiğinde köpeklerin anlattığı öykülerdir bunlar…”
Onu diğer birçok bilimkurgu yazarından ayıran pastoral, nazik bir üsluba sahip olan Clifford D. Simak, bilimkurgunun altın çağının ürettiği ilk üstatlardan biri. Simak’ın en şöhretli kitaplarından olan ve birbirine bağlı öykülerden oluşan Kent ise yazarın fikir dünyasını en kapsamlı şekilde ortaya koyan eseri.

Milyonlarca yıl gelecekte, Köpek toplumu, İnsan denen mitolojik bir yaratık hakkındaki öykülere sahiptir. Köpekler, robot hizmetkârlarıyla beraber doğayla iç içe, barışçıl bir hayat sürmektedir. Kent ve savaş gibi şeyleri akla hayale sığmaz kavramlar olarak görürler. İnsanlar, birer masal kahramanıdır onlar için.

Daha Fazlasını Oku

Diskdünya’nın 21. Kitabı ”Savaş Naraları” Raflarda!

SAVAŞ NARALARI
TERRY PRATCHETT

Diskdünya, topyekûn savaşın eşiğinde!

Sör Terry Pratchett’ın benzersiz yaratımı ”Diskdünya” serisinin ilk kez Türkçeye çevrilen yeni kitabı Savaş Naraları, içinde bulunduğumuz şu tuhaf günlerden ilham alırcasına, ”düşman ilan edilen” zararsız halkların feryadına kulak kabartıyor.

Dünya çapında 85 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi birinci halkası olan bu politik hiciv, “Bekçiler” alt serisinin de dördüncü serüveni.

Günümüzden ve yakın tarihimizden pek çok olaya dem vurmasının yanı sıra, ırkçılık, milliyetçilik, savaş çığırtkanlığı, ötekileştirilen halklar gibi konulara eğilen roman; Ankh-Morpork Bekçi Teşkilatı’nın ve elbette Sam Vimes’ın derin, felsefi ve adalet dolu macerasına, ta Klatch kıtasına uzanıyor!

Daha Fazlasını Oku

Mevlânâ ve Mevlevîlik Everest Yayınları’ndan Çıktı

ASAF HÂLET ÇELEBİ’DEN
MEVLÂNÂ VE MEVLEVÎLİK ÜZERİNE BİR İNCELEME!

“Somut malzemeyle soyut bir alan” yaratan şair Asaf Halet Çelebi’nin kaleminden Mevlânâ ve Mevlevîlik Everest Yayınları’ndan çıktı. Asaf Hâlet Çelebi, Mevlânâ’nın hayatı, şahsiyeti ve eserleri dışında Mevlevîlik’i de anlatıyor.

Modern Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri olan, Doğu ve Batı kültürlerini kendi şiirinde büyük bir ustalıkla birleştiren Asaf Hâlet Çelebi Mevlânâ ve Mevlevîlik’te Mevlânâ’nın hayatını, ne gibi şartlar altında yetiştiğini, nasıl bir disiplin terbiyesi gördüğünü, çocukluğundan ilmine, ailesi ve dostlarıyla olan muhabbetinden Şems ile karşılaşmasına varana dek tüm yönleriyle derinlemesine ele alıyor.

Daha Fazlasını Oku

“Felsefe Tarifi 1: Antik Yunan” Alfa Yayınları’ndan Çıktı!

ANTİK YUNAN’DAN BAŞLAYARAK
FELSEFE TARİHİNE BİR BAKIŞ ATIN!

İtalyan yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve düşünür Umberto Eco’nun hazırladığı tarih külliyatı, ilk kitabı Felsefe Tarihi 1: Antik Yunan ile Alfa Yayınları’ndan çıktı. Felsefe Tarihi 1: Antik Yunan’da doğrudan felsefe tarihine ait gibi görünmeyen, tıbbi, siyasi yapılara, fiziğe, astronomiye, sanata dair birçok bilgiyi de bulacaksınız.

“Felsefe tarihinin Yunanlarla başlamasının kültürel bir nedeni var. Batı dünyasının düşünce biçimini şekillendiren Yunan düşüncesidir ve yaklaşık üç bin yıldır nasıl düşündüğümüzü anlamak için Yunanların ne düşündüğünü anlamak zorundayız.

Daha Fazlasını Oku

Anton Çehov’un Bütün Eserleri Alfa Yayınları’nda

ANTON ÇEHOV KÜLLİYATI ALFA YAYINLARI’NDA!

Sanatın öykü ve tiyatro alanlarında hala aşılamamış zirve isimlerinden Anton Çehov’un Bütün Eserleri Alfa Yayınları’ndan çıkıyor.

Çehov Bütün Eserleri külliyatı, Çehov’u Türkçede hak ettiği gibi ağırlıyor ve Çehov’un dünyasını bütünüyle, iniş ve çıkışlarıyla tanıtıyor. Çehov Bütün Eserleri ile yazarın yayımlanmış, yayımlanmamış bütün edebi eserleri 20 ciltlik bu külliyatta toplanıyor.

Edebiyatımızı çok etkilemiş bir yazarı ilk kez bu kadar yakından tanıyacaksınız!

ANTON ÇEHOV BÜTÜN ESERLERİ I
1875 – 1882
Rusçadan Çeviren: Uğur Büke
Klasik / Haziran 2020 / 640 Sayfa / 39 TL

Sevgili dostum, biliyorsunuz, ben yazarım. Göğsümdeki bu kutsal ateşi tanrılar yaktı ve ben de kalemi elimden bırakmamam gerektiğini düşünüyorum. Ben, Apollon’un kâhiniyim… Yüreğimin her atışını, her nefesimi, kısaca kendimi esin perime sundum. Yazıyor, yazıyor, yazıyorum…

Bir sanatçı olarak Çehov’u önceki Rus yazarlarıyla, Turgenyev, Dostoyevski ya da benimle kıyaslamak mümkün değildir. Empresyonistler gibi onun da kendi biçimi vardır. Yakından baktığınızda hiç fark gözetilmeden boyaların tuvale rasgele sürüldüğünü, fırça darbeleri arasında hiçbir ilişki olmadığını sanırsınız. Ancak biraz uzaklaşıp baktığınızda şaşırıp kalırsınız. Karşınızda eşi benzeri olmayan bir tablo durmaktadır. Çehov gerçek bir sanatçıdır. Çehov, düzyazının Puşkin’idir.
–Lev Nikolayeviç Tolstoy

Güçsüz insanların oluşturduğu bu silik, can sıkıcı kalabalığın önünden her şeyi dikkatin, özenin süzgecinden geçiren, akıllı, büyük bir adam geçip gitti; yüreğini sıkıştıran umarsız bir üzüntüyle, yüzünde hüzünlü bir gülümsemeyle, kırıcı olmayan fakat etkili bir sitemle yurdunun umarsız insanlarına baktı ve içtenlikli, güzel sesiyle şunları söyledi: “Sizler yaşıyor musunuz, baylar? Kendinize çekidüzen verin!”
–Maksim Gorki

ANTON ÇEHOV BÜTÜN ESERLERİ II
1883

Rusçadan Çeviren: Uğur Büke
Klasik / Haziran 2020 / 408 Sayfa / 29 TL

Yaşamım boyunca birçok ev gördüm; büyük, küçük, taş, ahşap, eski, yeni ama içlerinden birisi beni fazlasıyla etkiledi. Aslında ev denemezdi, küçücüktü. Tek katlı, üç pencereliydi ve korkunç derecede kısa boylu, kambur, başlıklı, yaşlı bir kadına benziyordu.

Yaşamın trajik ayrıntılarını Çehov kadar hiç kimse böylesine net ve kesin biçimde anlamamıştır; ondan önce hiç kimse, yaşamın o keder ve utanç dolu resmini böylesine acımasızca ve gerçekçi olarak insanlara göstermemiştir.
–Maksim Gorki

Çehov, yaşamı gerçekte nasılsa öyle, okura ya da seyirciye “Bundan öte yaşam yoktur!” dedirtecek biçimde yazmıştır.
–Tatyana Lvovna Sçepkina-Kupernik

Her zaman elimin altında duran kitaplarını fırsat buldukça açıp yeniden okurken gerek betimlemelerde, gerekse anlattığı kişinin ruhsal durumunda Çehov’un yalnız ve yalnız doğru olanı yazması karşısında içim saygıyla titrer. Anlattığı tek duyguyu, kullandığı tek sözcüğü bir başkasıyla değiştiremeyeceğiniz gerçek yazarlardandır Çehov.
–İvan Leontyeviç Şçeglov

ANTON ÇEHOV BÜTÜN ESERLERİ III
1883
Rusçadan Çeviren: Uğur Büke
Klasik / Haziran 2020 / 408 Sayfa / 29 TL

Öyle sanıyorum ki Çehov, tümüyle sanatının içinde yaşıyordu. Sabahleyin gözlerini açmasıyla başlayıp geceleyin yeniden kapayarak uykuya daldığı zamana değin süren her anı yaratıcı bir çaba içinde geçmekteydi.
–İgnati Nikolayeviç Potapenko

Bayağılık Çehov’un başdüşmanıydı. Yaşamı boyunca bayağılıklarla mücadele etmiş,yan tutmayan, etkili kalemiyle alçakları alaya almış, böylelerinin ayıplarını yüzlerine vurmuştur.
–Maksim Gorki

Çehov edebiyata vurgundu. En iyi, Rus aydınlarının verdiği en yüce anlamda bir edebiyatçı, Rus edebiyatının başlıca özelliklerini oluşturan gerçeklik, yalınlık, içtenlik nitelikleriyle büyük bir edebiyatçıydı.
–Sergey Yakovleviç Yelpatyevski

Sinema Dünyasının Yıldızı Alfa Romeo Spider “Duetto”

Sinema Dünyasının Yıldızı
Alfa Romeo Spider “Duetto”

Storie Alfa Romeo” Beşinci Bölüm: “Made in Italy”

Alfa Romeo, 110. yılı dolayısıyla hazırlanan “Storie Alfa Romeo” web serisiyle geçmişten günümüze uzanan yolculuğuna devam ediyor. Markanın şöhretli modelleri arasında olan Giulietta Spider, 1960’ların başında Fellini ve Antonioni tarafından yönetilen İtalyan filmlerinde rol alırken, 28 yıl ile en uzun süre üretimde kalan Alfa Romeo modeli olarak tarihe geçen 1600 Spider “Duetto” ise efsane Hollywood aktörü Steve McQueen’in övgülerine mazhar oldu. Spider, kısa sürede herkesin arzu ettiği bir statü sembolü haline geldi.

Daha Fazlasını Oku

“Oyun Hiç Beklemediğiniz Bir Noktada Bitecek”

Evelyn Hardcastle’ın
Yedi Ölümü

2018 COSTA KİTAP ÖDÜLLERİ EN İYİ İLK ROMAN

Varlıklı, mazisi karanlık bir ailenin genç ve güzel kızı olan Evelyn Hardcastle bu gece ölecek. Yarın da. Ertesi gün de.

Blackheath Malikânesi’nde bir kutlama için toplanan kalabalık, partinin keyfini çıkarırken Evelyn son nefesini verecek. Tekrar, tekrar ve tekrar. Katilin kim olduğunu bulması gereken ve her gün malikânedeki başka biri olarak uyanan kahramanımız ise kendi ismini dahi hatırlamıyor. Gizem gittikçe karmaşıklaşıyor: Bugün neden ve nasıl sürekli tekrar ediyor? Salgın doktoru kılıklı adam kahramanımıza neden yardım ediyor? Ayakçı ne istiyor? Anna kim? Hardcastle ailesi neler saklıyor? Bu cehennemden kurtulmak mümkün mü?

Stuart Turton, tüm dünyada ilgiyle karşılanan, İngiltere’de iki yüz binden fazla satan ilk romanında tekrarlanan gün fikrini çetrefil bir polisiye hikâyeyle harmanlıyor. Agatha Christie romanlarını ve Bugün Aslında Dündü filmini hatırlatan bu bulmacayı çözerken her hamlede şaşıracaksınız ve oyun hiç beklemediğiniz bir noktada bitecek.

Çevirmen: Özge Onan

Hiçbir Yerden Haberler

Şair, çevirmen, ressam ve İngiltere’nin önde gelen erken dönem sosyalistlerinden olan William Morris, Thomas More’un Ütopya’sından sonra en önemli gelecek tahayyüllerinden birini kaleme aldı, John Ruskin ve Karl Marx gibi isimlerin çalışmalarından beslenerek yazdığı Hiçbir Yerden Haberler klasikleşmiş bir ütopya anlatısı.

On dokuzuncu yüzyılda uykuya dalıp 2102 yılında gözlerini açan William kendini, özel mülkiyetin ortadan kalktığı ve üretim araçlarının demokratik paylaştırıldığı bir nevi cennette bulur. Bu toplumda büyük şehirler, parasal bir sistem, boşanma, mahkeme, hapishane ya da sosyal sınıflar yoktur.
Hiçbir Yerden Haberler, gerçekleşemez denilen bir geleceğin nasıl gerçekleşebileceğini gösteren sosyalist bir başyapıt.

Çevirmen: Melisa Pancar

Tanrının Oku

Afrika edebiyatının en büyük ismi Chinua Achebe gerçekçi tarzda yazdığı ve çoğunlukla Batı’nın Afrika’yı kolonileştirmesi üzerine kaleme aldığı romanlarıyla her ne kadar yerel bir hikâye anlatsa da yarattığı karakterler ve kurgularıyla evrensel meselelere değinmeyi başaran nadir yazarlardan. 2007’de dünya edebiyatına yaptığı katkılardan dolayı Man Booker Uluslarası Ödülü’ne layık görülen Achebe’nin üçüncü kitabı Tanrının Oku ise kolonileşmenin vahşeti üzerine yazılan eşsiz bir roman.

Igbo halkının yaşadığı Umuaro’nun altı köyünün en yüksek mertebeli rahibi Ezeulu, oğullarından birini, beyaz adamın dinindeki gelişmelerden haberdar olması için Hıristiyan kilisesine gönderir. İngiliz sömürgeciler Nijerya’nın kültürünü değiştirmeye devam ederken Ezeulu da köylerin geleneksel yaşam tarzını korumakta kararlıdır. Herkesçe saygı gören Ezeulu’nun gururu yanlış kararlar almasına yol açınca, halkı da ona olan inancını zaman içinde kaybetmeye başlayacaktır.

Tanrının Oku, inancın yitirilişi, gelenek ile değişim arasındaki ikilem gibi meselelere dair sözünü sakınmayan bir eser.

Çevirmen: Nazan Arıbaş Erbil

“Kehanet” Eylül Ayında Vizyonda

SİNEMA SEKTÖRÜNE CAN SUYU

Pandemi Sonrası İlk Filmin Çekimleri Tamamlandı:

İlklerin filmi “KEHANET” eylül ayında vizyona girecek

Pera Yapım tarafından 19 Haziran’da çekimlerine başlanan “KEHANET” pandemi sonrasında sete çıkan ve koronavirüs salgınını da konu alan ilk film oldu. Senaryosunu Fırat Tamer’in yazdığı, Fatih Hasanoğlu’nun yönettiği, çekimleri tamamlanan proje, Türkiye’nin ilk “gizem-gerilim-macera” filmi olarak dikkat çekiyor. Çekimler sırasında covit-19 önlemleri alınırken, sosyal mesafeye de dikkat edildi. “KEHANET” eylül ayında vizyona girecek.

Daha Fazlasını Oku

İnkılâp Kitabevi’nin Anlatı Kitapları

İNKILÂP KİTABEVİ’NİN
ANLATI KİTAPLARI,
TATİLDE SİZE EŞLİK ETSİN!

İnkılâp Kitabevi’nin anlatı kitapları kategorisinden derlediği seçki, tatilde en eğlenceli eşlikçiniz olacak! Nihat Sırdar, Celil Nalçakan, Candaş Tolga Işık, Uras Benlioğlu, Selcan Aydın, Güray Gürsel gibi isimlerin, sürükleyici anlatımlarıyla bir solukta okunan kitapları inkilap.com, dr.com.tr ve kitapyurdu.com’da!

Otuzbeş’i Beklerken
Nihat Sırdar

Türkiye’de “radyo” denilince ilk akla gelen isimlerden biridir Nihat Sırdar… Yıllardır en çok dinlenen ve en çok sevilen programlar onun eseridir. Nihat Sırdar’ın radyoda yaptığı ilk programı dinleyemedim ama ilk kitabının heyecanına tanık oluyorum. Eminim ki, o ilk programı dinleyenler, geleceğin başarılı bir radyocusuna kulak verdiklerinin farkındaydılar. Sırdar’ın ilk kitabını okuyanlar da, yazın dünyası için aynı düşünceye sahip olacaklar.

Elinizde tuttuğunuz “Bir Nihat Sırdar Kitabı”… Ve 35 numaralı otobüs, içine sizi de almak için kapılarını açıyor…
Sunay Akın

Nihat Sırdar ilk kitabı Otuz Beş’i Beklerken’le hayatı ıskalamayan bir dille İstanbul’un o eski sokak aralarında dolaşıyor, dükkân önlerinde top koşturup misket oynayan çocuklarla zamanın uçuculuğuna keskin bir parantez açıyor. Söyleyecek bir sözümüzün her zaman olduğunu hissederek yapıyor bunu.

Artık Kocamustafapaşa 35 C Taksim tabelalı otobüse atlayıp Nihat Sırdar’la zamanda bir yolculuğa çıkma vaktidir. Yitip giden zamanda ülkece neleri geride bırakıp nereye doğru yol alıyoruz bir de onun hikâyelerinden dinleyin…

Severek Dinliyoruz
Nihat Sırdar

Radyoculuk mesleğinde 25 yılı geride bırakan ve sevilerek dinlenen Nihat Sırdar; samimi, eğlenceli, zaman zaman hüzünlendiren bir dille hikâyelerini anlatıyor. Bu anlatımda kendinizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. Eskiye dair yaşananlardan bugüne kalanlar ve kalmayanlar… İnsanlar, sokaklar, arabalar… Sırdar’da göreceğiniz şey sadece bir İstanbul değil, memleket özlemidir aynı zamanda.
Bu kitabın içinde turneler, oteller, yayınlar, seyahatler, üzüntüler, sevinçler var. Bir fotoğrafın içinden çıkan sayısız hikâye, anı var. Birçoğumuzun geçmişindeki ortak anılar bazıları. Kimisini okurken “ben de” diyeceğiniz anlar, anılar koleksiyonunuzda yerini alacak. Yıllardır severek dinlediğiniz Nihat Sırdar’ı bir kez daha severek okuyacaksınız…

Elveda Diyorsun Eyvallah Diyorum
Celil Nalçakan

Celil, çoğunu anahtar deliğinden gözetlediğim cümlelerini size emanet etmeye karar vermiş. “Elveda”ya “Eyvallah” demenin, diyebilmenin koşusunda nefes nefese satırlar var elinizde. Her birini çocukluğuyla sarmaş dolaş yazması gönlümden de gözümden de kaçmıyor, bilinsin isterim. Koş kardeşim sonsuzluğa. Bir kitapta, bir filmde, bir oyunda hep kavuşacak eyvallahlarımız nasıl olsa.
Cem Davran

Celil, okuyucularının çok sevdiği o şiirsel anlatımıyla özgün bir üslup yarattı. Aktörlükten gelen o müthiş duygu aktarımı kabiliyeti yazıya dönüştüğünde ortaya çıkan metinler çok sevildi. Ne mutlu bize ki sonunda o metinler bir kitaba dönüştü ve okuyucusuyla buluşuyor…
Candaş Tolga

40
Candaş Tolga Işık

“Hani bir işe girersin, yıllarca kendini paralarsın ve artık terfi etmen gerektiğini düşündüğün o an insan kaynakları yöneticisiyle bir odada kariyerinin geri kalanını konuşurken bulursun kendini. İşte 40 o odadır! 40 odasında oturur karşına hayat, o güne kadar yaptığın doğruları, yanlışları tek tek önüne koyar. Lafını söyler ve seni o odada seninle baş başa bırakır. Kariyerinin bundan sonrası ya hayal kırıklığıdır ya da sevinç çığlığı. Ama son tahlilde o odaya girene kadar yaptıklarının toplamıdır kazancın ya da ödeyeceğin acı bedel.”

“Bazen bir kapı kapanırken öyle bir kapı açılır ki hayatınız değişir! O yüzden kapanan kapıların ardından umutsuzca bakmaktan vazgeçin!”

“Yalnızlık etrafında, hatta hayatının içinde var olduğunu sandığın insan sayısıyla alakalı bir şey değilmiş… Asıl ve en büyük yalnızlık sana kendini yalnız hissettiren insanlarla olmakmış.”

Portakal Ağacı
Candaş Tolga Işık

“Mutluluğa gelince… Büyük mutluluklar, büyük hüzünler… Büyük kavuşmalar, büyük ayrılıklar… Büyük umutlar, büyük hayal kırıklıkları… Hep oldu. Ama şunu gördüm ki: Kim olursan ol ya da kiminle olursan ol, bir insanı bedbaht eden devamsızlık değil, istikrarsızlıktır! Ve inan bana; istikrarsız bir katılımcıyla kıyaslıyorsan eğer, istikrarlı bir devamsız, bin kat daha iyi insandır.”

“Alkol kötü bir alışkanlıktır, ama bütün kötülüklerin anası olduğu kesinlikle doğru değildir. Hatta evrendeki kötülükler listesinde ilk üçe bile giremez alkol… Bütün kötülüklerin anası ne midir? Yalandır. Rakı içeni siroz eder, bilemedin öldürür. Yani zararı içenedir. Oysa yalanın zararı söyleyenden çok söylenenedir. Söyleyeni öldürdüğüne rastlamadım, ama söyleneni süründürdüğüne defalarca tanıklık ettim şu hayatta…”

“İhsan, ‘Konuşmak şart mı? İnsan birlikte susarak da mutlu olabilir… Hele böylesine mucizevi bir an yaşamışken,’ diye cevap verdi. Azize gülümsedi, ‘O zaman birlikte huzur içinde susabilenlere,’ diyerek kadehini kaldırdı.”

Candaş Tolga Işık’ın kaleminden sessizce ve kesintisiz bir şekilde yaşama teğet geçen anlar…

Anne Ben Youtuber Oldum
Uras Benlioğlu

Uras Benlioğlu, Youtube dünyasının en ünlü isimlerinden… Her gün MİLYONLARCA insan onun videolarını izliyor… Bunu nasıl yapabiliyor? Nasıl milyonlarca insanın takip ettiği bir Youtuber olunuyor? İlk kez bir Youtuber herkesin merak ettiği bu soruları yanıtlıyor.

Uras Benlioğlu, Anne Ben Youtuber Oldum kitabıyla; Youtube dünyasının sırlarını, milyonlarca takipçiye nasıl ulaştığını, çekim tekniklerini, diğer Youtuberlarla olan ilişkilerini ve merak edilen birçok şeyi anlatıyor.

“Biliyorum videolarım çok kötüydü. Daha iyisini yapacağım diyordum, daha da kötü oluyordu.
Çünkü yaptığım videolardan keyif almıyordum. Ne yaparken ne de izlerken mutlu olmadığım bir videoyu başkaları neden izlesindi ki… Günlerce düşündüm ve en sonunda şunu fark ettim: Ben gerçekten gülüyorsam izleyenler de gülüyor. Ben gerçekten eğlenirsem izleyenler de eğleniyor. Ben gerçekten merak edersem izleyenler de merak ediyor. Kendini bulmak aslında Youtube kanalının gidişatını belirlemenin en önemli yolu. Kendin ol!”
Uras Benlioğlu

Dan
Selcan Aydın

Dan; 30’unu geçmiş bir kadının, olgunluk dönemine denk gelen ilişkileri, çelişkileri, daha önce “Neden? Nasıl?” dediklerinin karşılık bulduğu bir otobiyografik roman. Yazar, yaşadıkları ve gözlemledikleri üzerinden dünyayı, insanları, iletişimi ve sevgiyi anlama biçimini aktarıyor.

Nefretten, kinden, zorbalıktan uzak yaşantısında, kendisiyle aynı değerlere sahip insanlarla karşılaşamadığı için yakınan, dürüstlüğün can sıksa bile hayattaki en gerekli erdem olduğunu savunan, bir şeyler bitse bile hırsla ve kavgayla sonlanmaması gerektiğine inanan yazarın, sohbet eder gibi anlattığı bu hikâye size de ilham verecek.

Güzellik anlayışı, genellemeler ve empatinin tanımıyla tamamladığı hikâye, günün sonunda karakterin gücünü yitirmediğinden ama bir şeyleri aramaktan vazgeçtiğinden bahsediyor.

Bu Ne Biçim Hikâye Böyle
Ali Biçim

“Maalesef insanların sayısı gittikçe artıyor. Ben çocukken üç milyar kişi vardı. Hepsini göremiyorduk tabii ama sokaklar boştu diye hatırlıyorum. Şimdi bu sayı sekiz milyara yaklaştı ki, hem çok kalabalık hem çok fazla aptal var. Bir de bunların kullandıkları yapay zekâ enstrümanlarını katarsak dünya üzerinde çok fazla zırıltı var. Ama gerçek, yaratıcı, üretici bir beyin faaliyeti nadiren bulunuyor gibi geliyor bana! Bir de çok gürültü yapıyorlar!

Ali Biçim beyin loblarının ters takılmış olması, manik depresif halleri, durup dururken girdiği yüksek zekâ seanslarıyla bence ‘Gösteri Dünyası’nda beklenen adamdır. Sıkıcı hayatlarımız için, lüzumsuz sorularımız ve bunların ne yapacağımızı bilmediğimiz cevapları için…”
Okan Bayülgen

Genç ve başarılı showman Ali Biçim, farklı üslubuyla kaleme aldığı, gerçek ile kurmacanın iç içe geçtiği hikâyeleriyle okura ironi sanatının özel örneklerinden birini sunuyor. Bu Ne Biçim Hikâye Böyle, Ali Biçim’in show dünyasında olup bitenlerin ipuçlarını da verdiği şaşırtıcı bir anlatı…

Bu Saatlerde Oluşan Bir Merakı Da Gidereyim
Güray Gürsel

Bu kitabın yazarı, ilişkiler hakkında iyi bir şey duymak istiyorsanız kitabı tekrar rafa koyup arkadaşınıza kahve falı baktırmanızı öneriyor. Fakat eğer gerçekleri duymaktan korkmuyorsanız bu kitap bir nebze de olsa size yardımcı olabilir. Merak ettiğiniz her şeye bir cevap verdiğimi iddia etmemekle birlikte asla kabullenemediğimiz, etrafımızdaki insanların da üzülmeyelim diye asla söyleyemedikleri çoğu şeyi duymak belki hoşunuza gitmeyecek ama ben gerçekleri duymanız için kendi adıma bu riski alıyorum. Kitap flört, ilişki ve ayrılık süreçlerinin erkek gözünden, mümkün olduğunca dürüst ve karşı tarafla empati kurmaya çalışarak tanımlanmasını ve bu süreçlerde yaşanan bazı önemli merakları gidermeye çalışırken bir yandan da soruları cevaplamayı amaçlıyor. Umarım başarır.

Bi Arkadaşın Başına Gelmiş
Banu Özkan Tozluyurt, Esra Aylin Akalın, Mine Çakır

Hiç başınızdan geçmiş bir olayı utandığınız, kendinize yakıştıramadığınız ya da aptal durumuna düşmek istemediğiniz için “bir arkadaşınızın başından geçmiş gibi” anlattınız mı?

Farklı çevrelerden doksan dokuz kadın en kuytu köşedeki sırlarını bu kolektif kitap için gün ışığına çıkarıp Bi’ Arkadaşın Başına Gelmiş diyerek anlattı.

Bu her biri birbirinden farklı kadın itiraflarını okurken, kiminde gülecek, kiminde ağlayacak, kiminden dersler çıkaracak, kiminden ilham alacaksınız! Bu itiraflarda bin bir duygusuyla tam da hayatı bulacaksınız.

Hangi itiraf kime ait, merak ediyor musunuz? Aslında bu bizim sırrımız. Belki siz hangisini kimin yazdığını bulabilirsiniz.

Ama biz ser veririz, sır vermeyiz!

Solmaz Kamuran’ın Boreas ve Minta Adlı Romanları Okurlarla Buluşuyor

SOLMAZ KAMURAN’IN
BOREAS ve MİNTA ADLI ROMANLARI
YENİ KAPAKLARIYLA
OKURLARA ULAŞIYOR!

İnkılâp Kitabevi, Solmaz Kamuran’ın Boreas-Çanakkale Rüzgârı ve Minta-Hasret Vuslatın Yarısı adlı çok sevilen romanlarını yeni kapak tasarımlarıyla yeniden okurlarla buluşturuyor. Solmaz Kamuran’ın Boreas ve Minta adlı kitapları, yeni kapaklarıyla inkilap.com’un yanı sıra dr.com.tr ve kitapyurdu.com’da!

Daha Fazlasını Oku