Johnny English Tekrar İş Başında – Johnny English Strikes Again

UNIVERSAL PICTURES Sunar

JOHNNY ENGLISH TEKRAR İŞ BAŞINDA

Birleşik Krallık tehlikede. Başbakanın G12 zirvesin ev sahipliği yapmasına beş gün kala, MI7’nin güvenliği ihlal edilmiş ve sahadaki bütün ajanların kimliği açığa çıkmıştır. Faili bulmak için tek umut emekli bir ajanı göreve getirmektir. Ama çoğu ya ölmüş ya da ölmek üzeredir. MI7’nin müdürüne tek bir seçenek kalır ve seçeneğin adı da English’tir. Johnny English.
Öğretmenlik görevini bir kenara bırakan Johnny English görevi kabul eder. Ama işler, en son sahada çalıştığı zamandan bu yana değişmiştir. Silahların ve aygıtların yerini dijital telefonlar, spor arabaların yerini elektrikli hatchback’ler almıştır. English şaşırır ama kısa sürede bu yeni protokolün bir çaresini bulur. Dijital bir dehayı yakalamak için analog bir yaklaşım gerektiğini öne sürer. Böylece English, tam donanımlı bir Aston Martin’in üzerindeki tozları üfler, dış iskelet kıyafetini ve mıknatıslı botlarını ortaya çıkarır, şerbet soslu vericileri, patlayan kulak temizleme çubuklarını alır, Bough’ı MI7’nin unutulmuş bodrumundan çıkarır ve görevine başlar. Daha Fazlasını Oku

Bir Nefes Ötede – Dans la Brume – Just a Breath Away

Bir Nefes Ötede

Mathieu’nun kızı Sarah 11 yaşındadır.

Çocukken yakalandığı bir hastalık sebebiyle doğal ortamdan aldığı oksijen yetmemekte ve devamlı oksijen takviyesinin yapıldığı cam odada yaşamak zorundadır.
Doktorların ve ailesinin tüm çabasına rağmen hastalığına çözüm bulunamamıştır.
Aniden Paris’te büyük bir deprem meydana gelir.
Ölümcül bir sis yeryüzüne sızmakta, şehirdeki panik gittikçe büyümektedir.
Mathieu ve Sarah’ın annesi Anna da yüksek binaların çatılarına ve üst katlarına sığınarak kurtulan insanların arasındadır.
Ama Sarah’yı yaşamak zorunda olduğu cam odasının içinde bırakmaları gerekmiştir.
Felaketler felaketleri kovalamakta, insanlar bir gün daha fazla yaşamak için birbirlerini çekinmeden öldürmekte, yaşam savaşının bir cehenneme döndüğü günler yaşanmaktadır. Daha Fazlasını Oku

Stalin’in Ölümü – The Death of Stalin

The Death of Stalin / Stalin’in Ölümü

Moskova, 1953. Sovyetler Birliği’nde Stalin’in ölümüyle birlikte büyük bir koltuk kavgası başlar. Stalin’in vekili ve komitenin birlikte hareket etmesinden yana olan Malenkov Genel Sekreterliği’ni korumaya çalışırken, İstihbarat Şefi Beriya ile komitenin başkanlığını yürüten Kruşçev arasında amansız bir siyasi rekabet başlar. Hamleler birbirini kovalarken, Sekreterlik koltuğunu doldurmak için çok vakit kalmamıştır…

Yönetmen: Armando Iannucci
Oyuncular: Andrea Riseborough, Jason Isaacs, Olga Kurylenko
Ülke: Birleşik Krallık, Fransa
Dağıtım: Başka Sinema Dağıtım
Yapım: Nicolas Duval Adassovsky Daha Fazlasını Oku

Mükemmel Bir Gün – A Perfect Day

A PERFECT DAY / MÜKEMMEL BİR GÜN

Balkanlarda hayat kendine özgü bir ritimle akar, aynı müziklerinde olduğu gibi. Bu film de matruşka bebekleri misali iç içe; bir savaş filmi içindeki yol hikâyesinden çıkan komedinin dramı; işte size Mükemmel Bir Gün.
Yıl 1995, Balkanlar’da savaş günleri… Gönüllü yardım ekibi, su kaynaklarını kirleten bir koca cesedi bir koca kuyudan çıkarmaya uğraşırlar. Tek engelleri ise ceset değil, mantıksızlıktır. Yaşanan talihsizlikler, her yerden çıkan bürokrasi, komik tesadüfler ile bu tanıdık manzarada seyirciyi mizah, dram, rutin, tehlike ve umut karşılıyor. Benicio Del Toro, Tim Robbins, Olga Kurylenko, Mélanie Thierry’den oluşan başarılı oyuncu kadrosuyla film, ilk gösterimini Cannes’da “Director’s Fortnight” (Yönetmenlerin 15 Günü) bölümünde yaptı. Daha Fazlasını Oku

Son Umut – The Walter Divine

SON UMUT

Oscar ödüllü aktör Russell Crowe’un başrolünü ve yönetmenliğini üstlendiği; Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz ile birlikte rol aldığı SON UMUT filminin basın toplantısı ve ön gösterimi 5 Aralık’ta Zorlu Center’da gerçekleştirildi

Russell Crowe, başrolünü ve yönetmenliğini üstlendiği SON UMUT filminin Avrupa prömiyeri için Türkiye’ye geldi. Oscar ödüllü aktör, SON UMUT filminde birlikte kamera karşısına geçtiği Olga Kurylenko, Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz’la birlikte 5 Aralık’ta Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi Stüdyo’da düzenlenen basın toplantısına katıldı. Filmin başrol oyuncuları, filmle ilgili merak edilen soruları yanıtladı. Daha Fazlasını Oku

Son Umut, Çanakkale Savaşı’nın 100. Yılında Vizyonda…

Oscar ödüllü aktör Russell Crowe’un başrolünü ve yönetmenliğini üstlendiği; Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz ile birlikte rol aldığı SON UMUT filminin basın toplantısı ve ön gösterimi 5 Aralık’ta Zorlu Center’da gerçekleştirildi.

Russell Crowe, başrolünü ve yönetmenliğini üstlendiği SON UMUT filminin Avrupa prömiyeri için Türkiye’ye geldi. Daha Fazlasını Oku

Oblivion

  OBLİVİON

PRODÜKSİYON NOTLARI
“Hiç gitmediğin bir yeri özlemek mümkün mü?
Hiç bilmediğin bir zaman için yas tutmak?”

Kumandan  Jack Harper

TOM CRUISE’un oyunculuğunu üstlendiği Oblivion, TRON: Legacy’ nin vizyoner yönetmeninden ve Rise of the Planet of the Apes’ in yapımcılarından, Dünya’nın öngörünün üzerinde geleceğine dair, bir adamın geçmişiyle yüzleşerek sürüklendiği keşif yolculuğunu ve insan ırkını kurtarmak için verdiği savaşı anlatan orijinal ve sarsıcı bir yapım.   Daha Fazlasını Oku

“Hiç Gitmediğin Bir Yeri Özlemek Mümkün mü?

UNIVERSAL PICTURES Sunar

” Oblivion “

Bir JOSEPH KOSINSKI Filmi

PRODÜKSİYON NOTLARI
“Hiç gitmediğin bir yeri özlemek mümkün mü?
Hiç bilmediğin bir zaman için yas tutmak?”
Kumandan  Jack Harper

TOM CRUISE’un oyunculuğunu üstlendiği Oblivion, TRON: Legacy’ nin vizyoner yönetmeninden ve Rise of the Planet of the Apes’ in yapımcılarından, Dünya’nın öngörünün üzerinde geleceğine dair, bir adamın geçmişiyle yüzleşerek sürüklendiği keşif yolculuğunu ve insan ırkını kurtarmak için verdiği savaşı anlatan orijinal ve sarsıcı bir yapım. Daha Fazlasını Oku

“Aşkın İzleri” 08 Mart’ta Sinemalarda

TO THE WONDER – AŞKIN İZLERİ

Konu: Amerikalı Neil, Paris’te tanıştığı güzel ve hayat dolu Marina ile tutkulu bir aşk yaşamaya başlar. Marina, aşkı için yıllarca tek başına ayakta kalarak kurmaya çalıştığı hayatı geride bırakır ve Neil ile birlikte yeni bir hayat kurmak üzere Amerika’ya yerleşir. Fakat bir süre sonra Paris’teki büyük aşkları artık uzak bir anı gibi gözükmeye başlar. Bu sırada Neil, çocukluk aşkı olan Jane ile karşılaşır. Neil, bu ikilem arasında kaldıktan sonra bencilce Marina’yı yüz üstü bırakır. Aşk, bağlılık, ihanet, fedakarlık gibi kavramları yeniden sorgularken giderek yalnızlaşan Marina da inanç hakkında şüpheleri olan Rahip Quintana ile görüşerek hayatındaki soru işaretlerini çözmeye çalışacaktır. Hem Marina hem de Quintana zaman içerisinde aşkın ve sevginin ömrünü sorgulayacak ve sevginin başka bir formda var olup olamayacağını düşünecektir. Daha Fazlasını Oku

“Aşkın İzleri” 8 Mart’ta Sinemalarda

Konu: Amerikalı Neil, Paris’te tanıştığı güzel ve hayat dolu Marina ile tutkulu bir aşk yaşamaya başlar. Marina, aşkı için yıllarca tek başına ayakta kalarak kurmaya çalıştığı hayatı geride bırakır ve Neil ile birlikte yeni bir hayat kurmak üzere Amerika’ya yerleşir. Fakat bir süre sonra Paris’teki büyük aşkları artık uzak bir anı gibi gözükmeye başlar. Bu sırada Neil, çocukluk aşkı olan Jane ile karşılaşır. Neil, bu ikilem arasında kaldıktan sonra bencilce Marina’yı yüz üstü bırakır. Aşk, bağlılık, ihanet, fedakarlık gibi kavramları yeniden sorgularken giderek yalnızlaşan Marina da inanç hakkında şüpheleri olan Rahip Quintana ile görüşerek hayatındaki soru işaretlerini çözmeye çalışacaktır. Hem Marina hem de Quintana zaman içerisinde aşkın ve sevginin ömrünü sorgulayacak ve sevginin başka bir formda var olup olamayacağını düşünecektir. Terrence Malick’in 1998’de hayatını kaybeden eski karısına adadığı film, erkekten ziyade kadının iç dünyasına yaklaşarak yitirilmiş bir aşk, duyguların iniş çıkışlı doğası ve hatıralar üzerine görsel bir şölen yaratıyor. Daha Fazlasını Oku