Cesur Savaşçılar – Redbad

Cesur Savaşçılar
(Redbad)

Redbad, “özgür halk” olarak da bilinen Frizlerin modası geçmiş, kanlı kurban törenlerinden hiç hoşnut değildir. Sevgilisi Fenne’nin tanrılara kurban edilmek üzere seçildiğini öğrenince, Dorestad halkının Kralı olan babasına (Aldigisl) karşı çıkar ve barbarca ritüellere bel bağlamış bir halkın gelecekteki lideri olmak istemediğini söyler, şiddetli bir tartışma yaşanır. Kurban töreni sırasında, Frankler Frisia’ya saldırır ve Dorestad kasabasını alıp Kral Aldigisl’i öldürürler.

Frankler ele geçirdiği topraklarda Hristiyanlığı yaymakta ve karşı çıkanları katletmektedir. Redbad’in amcası Eibert, yenilgiyi ve kardeşinin ölümünü Redbad’in geleneklere karşı gelmesine bağlar ve derhal öldürülmesi için emir verir. Redbad bir sal üzerinde bağlanır, denize atılıp ölüme terk edilir.

Hırçın dalgalar Redbad’in bitkin bedenini Viking kıyılarında sürükler ve Kral Wiglek’in kızı tarafından bulunur. Redbad hayatta kalmayı başarmış ve kendini yavaşça bu yeni klana kabul ettirmiştir. Kral Wiglek, Redbad’in bu topraklara tanrılar tarafından gönderildiğini ve bunun önemli bir sebebi olduğuna inanmaktadır. Daha Fazlasını Oku

Savaştan Sonra – Mudbound

SAVAŞTAN SONRA / MUDBOUND

ÖZET: Yılın en çok ödüllendirilen filmlerinden, 4 dalda Oscar adayı “SAVAŞTAN SONRA / MUDBOUND” izleyiciyi II. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasına, Mississippi’de çamurun esir aldığı bir çiftliğe götürüyor. Köleliğin kağıt üstünde sona erdiği, ancak sosyal yaşamdaki adaletsizliğin şiddetle sürdüğü yıllar… Büyük şehirdeki konforlu hayatlarından, baba yadigarı toprağın bulunduğu kırsala göç etmek zorunda kalan Laura ve kocası Henry, çocuklarını yetiştirirken çiftlik hayatının zorluklarıyla yüzleşir. Nesillerdir çiftlikte çalışan Jackson ailesi ise yeni kazandıkları hakların bilinci ve ilk kez toprak sahibi olmanın heyecanına rağmen, sosyal yaşamlarında ırkçı ön yargılarla boğuşmaya devam eder. Aynı çiftliği paylaşan bu iki ailenin savaştan birer kahraman olarak dönen iki genç oğlu, memleketlerinde devam eden ırk savaşına esir olmamayı seçerek sıra dışı bir dostluk kurarlar. Hillary Jordan’ın savaş, aşk, dostluk, ırkçılık ve toprak mücadelesi hakkındaki destansı romanından beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmenliğini Dee Rees üstlenirken, güçlü oyuncu kadrosunda Carey Mulligan, Jason Clarke, Mary J. Blige, Garrett Hedlund ve Jason Mitchell yer alıyor. Büyüleyici görüntü yönetmenliğiyle övgü toplayan filmdeki çalışmasıyla Rachel Morrison ise “Oscar adayı olan ilk kadın görüntü yönetmeni” olarak tarihe geçti. Daha Fazlasını Oku

Yolcu – The Commuter

YOLCU
THE COMMUTER
IMAX SEÇENEĞİYLE
12 OCAK’TA SİNEMALARDA 

HİKAYE HAKKINDA: Unknown,  Non-­-Stop  ve  Run  All  Night’ın  dünya  çapındaki  başarısının  ardından, Liam Neeson ve yönetmen Jaume Collet-­-Serra, THE COMMUTER ile dördüncü  kez  yeniden  bir  araya  gelip,  bir    tren  felaketini  önlemek  için  muhteşem bir aksiyonu bizlerle buluşturdular. Başrollerinde aksiyonun vazgeçilmez  ismi  Liam  Neeson  ve  The  Conjuring  ve  Orphan  filmleriyle  tanıdığımız Vera Farmiga rol alıyor.
Eşi  ve  oğluyla  New  York’ta  yaşayan  ve  bir  sigorta  şirketinde  müdür  olan  Michael MacCauley’nin her gün işten eve evden işe rutin bir hayatı vardır. Oğlu  koleje  gitmek  üzeredir.  Tam  bu  sırada  Michael  işten  çıkarılır  ve  hayatları tepetaklak olur. Her gün işe giderken kullandığı trende gizemli bir kadın tarafından son durağa gelmeden o trene ait olmayan birinin kimliğini ortaya çıkarmak zorunda bırakılır. Bir komplonun içine düştüğünü fark eden Michael, kendisini ve diğer yolcuların hayatını kurtarmak için zamana karşı bir mücadele etmek zorundadır. Daha Fazlasını Oku