Oyun Gecesi – Game Night

OYUN GECESİ “Game Night”
4 Mayıs’ta Sinemalarda.

Jason Bateman (Horrible Bosses filmleri, Arrested Development, Ozark) ve Oscar adayı Rachel McAdams (Spotlight, Doctor Strange), New Line Cinema’nın aksiyon komedisi Oyun Gecesi’nde bir araya geliyorlar.

Bateman ve McAdams, Max’in karizmatik ağabeyi Brooks, içinde sahte eşkıyaların ve çakma federal ajanların bulunduğu bir gizemli cinayet partisi düzenlediğinde, çıtası yükselen haftalık çiftler oyun gecelerinin Max ve Annie’sini canlandırıyor. Yani Brooks kaçırıldığında, hepsi oyunun bir parçası… Değil mi?

Ama altı son derece rekabetçi oyuncu, olayı çözüp kazanmak için yola çıktığında, ne bu “oyun”un ne de Brooks’un göründüğü gibi olmadığını anlamaya başlıyor. Kaotik bir gece sırasında, her olayın onları beklenmedik bir sürprize sürüklediği arkadaşlar, kendilerini boylarını aşan bir işte bulur. Kuralların, sayıların ve tüm oyuncuların kim olduğuna dair kimsenin fikrinin olmadığı bu durumda, ya hiç olmadığı kadar eğlenecekler ya da oyun bitecek. Daha Fazlasını Oku

Tatil Zamanı – Vacation

TATİL ZAMANI
“VACATION”

Bu kez Griswold’lerin yeni jenerasyonu yollara çıkyor. New Line Cinema’nın “Tatil Zamanı/Vacation” filminin başrollerinde; Ed Helms (“The Hangover” filmleri) ve Christina Applegate (“Anchorman” filmleri), yeni bir tatil macerası için aileyi yollara döküyorlar. Jonathan Goldstein ve John Francis Daley, bu filmle ilk kez yönetmen koltuğundalar.
Artık bir yetişkin ve aile babası olan Rusty Griswold (Helms), babasının ayak izlerini takip ederek, karısı Debbie (Applegate) ve iki oğluna tatil sürprizi yapar; Aile, ülkeyi baştan başa turlayarak, Amerika’nın “en gözde aile eğlence parkı” Walley World’e doğru yola çıkarlar. Daha Fazlasını Oku

Erkek Dünyasından Bir Kahkaha Tufanı

Hollywood biz erkeklere göz kırpıyor. Son yıllarda art arda giren erkek izleyicilere yönelik komediler hem kahkaha attırıyor hem de
salonları dolduruyor… Patronundan Nasıl Kurtulursun eğlenmek için birebir…

2009 yılında Hangover vizyona girince bizi espri gücüyle etkilemişti. Tam anlamıyla bir erkek filmiydi. Evlenmek üzere olan arkadaşlarıyla Las Vegas’a gidip iyice dağıtan dört kafadarın hikayesi mükemmeldi. Esprilerin dengesi de iyiydi. Cinsellik içeren espriler insanı rahatsız etmiyor, senaryonun espri gücü yüksek bir zekanın elinden çıktığı belli oluyordu. Bu yıl ikincisini seyrettiğimiz Hangover ise benim gözümde iflas etti. İşin cılkı çıkmıştı. Gülmüyor değildik ama rahatsız olduğumuz birçok sahne vardı. Zaten filmi de bu sayfalarda eleştirdik. Ama Hollywood başarının peşini bu kadar çabuk bırakmaya niyetli değil. Bu hafta vizyona giren Patronundan Nasıl Kurtulursun, Hangover’ın izinden giden, komedinin bütün gücünü kullanan bir yapım. Daha Fazlasını Oku