Akın Olgun’un Yeni Kitabı “Kül Sesleri” Raflarda

“Bütün acıların birbirine devrettiği bir fısıltıdır Kül Sesleri…
Çığlıktır kül. Yerinden, yurdundan edilmişliktir”

AKIN OLGUN’UN YENİ KİTABI “KÜL SESLERİ” RAFLARDA!

Gazeteci ve yazar Akın Olgun’un duyduğu, tanık olduğu, etkilendiği gerçek yaşam kesitlerini yeniden kurgulayarak öyküleştirdiği “Kül Sesleri” adlı ikinci öykü denemesi raflarda yerini aldı! Öykülerinin hiçbiri için mekân, zaman ve yer belirtmemeye özen gösteren Olgun, yeni kitabında dünyanın herhangi bir yerinde, yüzlerce, binlerce benzer hikâyenin bir parçası olduğumuz duygusunu temel alarak, dünyanın tüm ötekilerinin ve hikâyelerinin hepimizden parçalar taşıdığı düşüncesine dikkat çekmek istiyor. “Kül Sesleri”ni “Bütün acıların birbirine devrettiği bir fısıltı” olarak tanımlayan yazar, “Hiç farkına varmasak da, acıların taşıdığı fısıltılar, tenimizin diken diken olduğu o anların içinde yaşamaktadır” diyor.

1975 yılında Ankara’da dünyaya gelen, 90’lı yılların ortalarında siyasi faaliyetlerinden dolayı tutuklanarak yedi yıl cezaevinde kalan Akın Olgun, 2002 yılında İngiltere’ye yerleşti. Köşe yazarı olarak yazı hayatına katılan Olgun, gazete ve haber portallarında düzenli olarak yazılar yazdı. “Adları Saklıdır”, “Ecel Öyküleri”, “Karanfil Mevsimi” adlı kitaplarını okurlarla buluşturan yazarın son eseri ise “Kül Sesleri”.

Hakikati olan her şey bir öyküdür. Bir sohbet sadece konudan, konulardan ibaret değildir bu yüzden. İnsanın içini gıdıklayan, ürperten, şaşırtan, kızdıran tüm duyguların bir bütünüdür öykü. Kendiniz olduğunuz, kendinizi bulduğunuz, bir başkasını hatırladığınız, hatırlattığınız ve içinizde gezinmesine izin vererek, kucak açtığınız şeylerin toplamı.
Rüzgârın savurduğu bir kül mesela;
O bir ateşten, bir yangından arta kalanlardan ibaret değildir sadece.
Küller küllerle buluşur, küller küllerle konuşur, küller küllendiği yeri anlatır.
Çığlıktır kül. Yerinden, yurdundan edilmişliktir.
Nerede bir birine sarılmış, dolanmış küller görürseniz, bilin ki onlar birbirlerinin acılarına tutunanlardır.
Son sözlerdir. Hiç söylenmemiş, saklanmış olanın yürekten itirafıdır.
Mırıltıdır küller, fısıltıdır ve bütün fısıltılar gibi geride kalanlara düşen gözyaşlarıdır.
Siz hiç külleri birbiriyle konuşurken gördünüz mü?
Bir külün çığlığını işittiniz mi?
Üzerinize hiç kül yağdı mı?
Hani bir kutlamanın parçası olarak, yüksekten başınızın üstüne konfetiler düşer ve hayranlıkla izlersiniz ya.
Hani yılın ilk kar tanelerinin lapa lapa gökyüzünden düştüğünü görünce avuçlarınızı açıp, kirpiklerinize takılan ilk tanelerle o anı tadarsınız ya. Öyle bir an işte…

Akın Olgun’un kaleme aldığı “Kül Sesleri”, Tekin Yayınevi etiketiyle tüm kitabevlerinde ve online kitap mağazalarında!