İmparatora Veda

Alışılmışdışı bir padişah: Adidas eşofmanlı, Ray-Ban gözlüklü; modern, ılımlı, yenilik sevdalısı. Yalnızca şiire değil, polisiyeye de meraklı. Şehrin damlarına tırmanan, cevval, alışılmışdışı bir kadın: İfe. Ve esrarlı bir alfabeyle yazılmış, alışılmışdışı bir elyazması. Mutlak hâkim padişah, bir hikâyenin sonunu öğrenebilmek uğruna, kendisine başkaldırmaya cesaret eden tek kadınla işbirliği yapmak zorunda.

Aziz Gökdemir, Muradlar’ın tarihini, son hünkârın doğumundan ölümüne dek sene sene mercek altına alıyor İmparatora Veda’da. Masum bir çocuğun diktatöre dönüşümünü, gücün insanı nasıl zehirlediğini, yalnızca görüntüde modernleşebilmiş bir halkın üzerinden anlatıyor; değişimin kodlarını, yedek şehzadelerin hapsedildiği kafeslere, mezarlıklara, bilinmeyen bir alfabeye gizliyor.

“Sıcak sarı bir ışık yayılıyordu dükkândan, önünde uzanan ıslak taşları benek benek aydınlatıyordu; başını kaldırmıyordu İfe, sadece yürüyor, o an aklına düşen iki dizeyi mırıldanıyordu: ‘Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda / Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı.’ Bir şey istiyordu, bir kıyamet. Ne istediğini bilmiyordu, kopup kaçmak belki, bir şekilde. Gövdesi bir koza olsa, yırtıp onu. Ama nereye? Evli evine derler ya, tam da öyle gidiyordu işte, koşa koşa, bir kez daha şu etrafındaki silik siluetler ordusu gibi mağlup, yorgun, hatta harap. Sokaklar günün son hamallarına kalacaktı birazdan, sağlı sollu kapılardan çıkıp mesailerinin son süprüntülerini götüreceklerdi, tanzifat ameleleri de sokaklara atılmış büyüklü küçüklü çöpleri toparlayacaktı. Sonrasına karanlık hâkim olacaktı, bir de eli sopalılar, köpekler, kediler. Kör ışıklı gaz lambaları, yeni yeni onların yerini almaya başlayan yirmi mumluk sarı sıcak ampuller, ısındıktan sonra türküsünü söyleyen veya bültenini okuyan tek istasyonlu radyo. Gazocağında kısık ateş; sımsıkı örtülü perdeler, kenarlarından kanayan evler.”

Çiçeğin Ruhu: Noh Tiyatrosunun Klasik Öğretileri

“Sanatımızla ilgili bu gizli öğreti, klanımız için olağanüstü derecede önemlidir ve her nesilde yalnızca bir kişiye verilmelidir. Noh sanatında yeteneği olmayan birine, sizin çocuğunuz dahi olsa bu kitabı vermeyin.”

14. yüzyılda ortaya çıkan ve bugün hâlâ icra edilen Japon performans sanatı “Noh”un kurucusu Zeami ondan fazla oyunun yanı sıra Noh oyuncuları için birçok tez kaleme aldı. Yazdıkları arasında en önemlisi olan ve 1400 ile 1418 yılları arasında kitaplaştırdığı Çiçeğin Ruhu başta sadece Zeami’nin tiyatro topluluğunca nesilden nesle aktarılarak gizli tutulsa da açığa çıktığı 19. yüzyıldan sonra Noh oyuncularının el kitabı olarak kabul gördü.

Akira Kurosava’nın yönetmenlik tarzında da büyük etkisi olan Çiçeğin Ruhu’nda Zen Budizmi üzerine aldığı geniş kapsamlı eğitimden, klasik Japon edebiyatından ve aristokrat yaşam tarzından yararlanan Zeami hem samuray sınıfı için ortaya çıkan ve ilkelerinin çoğu dövüş sanatlarının ilkelerini de yansıtan Noh tiyatrosunun prensiplerini açıklıyor hem de bir sanatçının nasıl yaşaması gerektiğini inceliyor. Çevirmen: Naoki Yamamoto, Rümeysa Taşkın

Ve Sinem 2

Hızlı ve kalburüstü yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası
Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları…

Bir yanda toplumun içinden geçtiği çalkantılı günler, diğer yanda karakterlerimizin kimlik arayışları… Hepsi ve daha fazlası Ve Sinem çizgi öykülerinin ikinci cildinde.

Ve Sinem 3

Hızlı ve kalburüstü yaşam tarzının yanı sıra yüksek bir özgüvene sahip Sinem, vücut geliştirme takıntılı sevgilisi Alper, evlilik hayalleriyle yaşayan ablası Ebru, ayrılık hayalleriyle yaşayan eniştesi Engin, Engin’in işe yaramaz kardeşi Utku ve onun daha da işe yaramaz arkadaşları…

Bir yanda kahramanlarımızın değişen zamana ayak uydurma çabaları, diğer yanda peşlerini bırakmayan geçmişin izleri… Hepsi ve daha fazlası Ve Sinem çizgi öykülerinin üçüncü cildinde.

Dublinesk

Enrique Vila-Matas metinlerarasılığı kullanan, kurmacanın tabiatını sorgulayan ve gerçekten nevi şahsına münhasır eserleriyle öne çıkan, İspanyol edebiyatının en muzip, en üretken yazarlarından birisi. Yirmiden fazla romanı, pek çok öykü kitabı olan Vila-Matas’ın 2010 yılında yayımlanan, en kişisel eserlerinden sayılabilecek Dublinesk için ise ödüllü yazarın başyapıtı denilebilir.

Yayınevi iflas eden edebiyat yayıncısı Samuel Riba, hiç gitmediği Dublin’de geçen bir rüya görür. Bu rüyanın etkisiyle, James Joyce’un Ulysses’inde Paddy Dignam’ın gömüldüğü mezarlığa üç yazar arkadaşıyla beraber gidip Gutenberg Çağı için gıyaben bir cenaze düzenlemeyi planlar. Bir süredir hayatı bilgisayar başında geçen Riba, bir yandan içkiyi bırakmanın dertleriyle ve sorunlu evliliğiyle boğuşacak, bir yandan da hayatını ele geçiren edebiyatın labirentlerinde yolunu bulmaya çalışacaktır.
Enrique Vila-Matas’ın, hem Beckett ve Joyce’un ruhunu katıp hem kendine ait kılmayı başardığı Dublinesk’i “Edebiyat ölüyor mu?” sorusuna verilen heybetli bir cevap.

“Vila-Matas’ın yazılarının üzerimdeki etkisi muazzamdır. Espri anlayışına, her tür edebiyat hakkında sahip olduğu bilgiye, yazarlara duyduğu şefkate ve edebiyatla ilgili konuları alıp korkusuzca yazılarının bir parçası yapmasına hayranım.” – Paul Auster

“Modern İspanyol edebiyatında eşi benzeri olmayan bir yazar. Vila-Matas’ın mükemmelliği tartışılmaz bir gerçek.” – Roberto Bolaño
Çevirmen: Pınar Aslan

Marry Grave 3

ÖLÜ KARISINI DİRİLTMEK İÇİN ÇIKTIĞI YOLCULUK GEÇMİŞİN İZİNİ SÜRÜYOR. ÖYKÜMÜZ, SAWYER’IN ÇOCUKLUĞUNA, İKİSİNİN TANIŞTIĞI GÜNLERE UZANIYOR!

Sawyer çıktığı zorlu yolculukta, malzemelerde bulunan büyüyü kullanarak iblislerle amansız mücadelesine devam ediyor. Rosalie’yi diriltmek için düştüğü yolda büyük bir azimle ilerliyor. Öykümüz Sawyer’ın çocukluk yıllarına geri dönüyor. Yalnız bir çocuk olan Sawyer’a yaşama gücü veren kişi kimdi?
Ve sevgili karısı Rosalie ile nasıl tanıştılar? İkisinin zamanı aşan hislerinin kaynağı ortaya çıkıyor.
Çevirmen: Özlem Mete

HaftaninFilmi.com’dan Filmler

Gösterimdekiler (25. hafta):
Leon: Sevginin Gücü - Léon: The Professional (2024) Sayara: İntikam Meleği (2024) Şeytan Ayini (The Exorcism (2024) Motorcular - The Bikeriders (2024)
Arşivden Seçkiler:
Gran Torino (2009) 72. Koğuş (2011) Yüz - Mug (2018) Barbie ve Sihirli Dünyası - Barbie and the Secret Door (2014) Zilin Sesi (2015) Felak (2017)