Dünyanın bilinen bir ülkesinde, renksiz binaların doldurduğu, ağaçların insanlara küsüp kaçtığı, bütün bacalarından gri dumanlar çıkan fabrikaların görüldüğü bir kentinde, bir çocuk yaşardı. Dumanların ulaşamadığı bir tepede kalan bu çocuğun adı Fikri Rüyakaçıran’dı. FİKRİ RÜYAKAÇIRAN Fikri, babasıyla birlikte kendisi küçük, bahçesi büyük bir evde oturuyordu. Yalnızken, ‘Çöpe Atılmış Pullar Koleksiyonu’na bakıp hayaller kurmaya bayılan Fikri’nin […]

