Ay Yine Gecikti

AY YİNE GECİKTİ

Ferhat Şahnacı’nın şiirlerini okumaya başladığınız anda hem iyi, hem özgün, hem ilginç bir şairle karşılaştığınızı hemen anlıyorsunuz.
Şiir dilinin akıcılığı sizi yanıltmasın. Kendini hemen ele veren bir şiir değil bu. Buna karşılık, okudukça sizi derinlere çekiyor .
Bu şiirlerin başlıca konusunun aşk olduğu söylenebilir.
Fakat bu aşkın şiirleri yaşamakta olduğumuz günlerin ”kanlı sayfaları”na da yazılmış gibidir…
Çünkü içlerinden panzerler,keder sağanakları, işgal edilen bir ten, hançerli bir soluk geçen,dar zamanlarda yazılmış şiirlerdir bunlar… Daha Fazlasını Oku

Hayata Yön Veren Öyküler

Çocuklar İçin
Hayata Yön Veren Öyküler

Bundan yüzyıllar önce Mevlânâ’nın, Ezop’un, Beydeba’nın, La Fontaine’in anlattığı, yazdığı ya da dünya çapında  anonim masal ve öykülerin ana temalarını koruyarak günümüze göre yeniden düzenlenen bu kitap;

Başarının ilk adımı olan doğru hedef belirleme,  Bu hedeflere güçlü bir şekilde ilerleme, Sorunlar karşısında yeni yaklaşımlar geliştirme,
Çevreyle iyi ilişkiler kurma ve bunu devam ettirme,  Hayatı tanıma hakkında ipuçları verme
konularını çocuklarımıza öykülerle anlatmak üzerine kuruludur. Daha Fazlasını Oku

Bize Bıraktığın Sözler

Elena Desserich’te nadir görülen bir beyin kanseri vardı. Elena altı yaşında hayatını kaybedene kadar belki de çoğumuzun yetişkinliğinde bile bilemeyeceği birçok gerçeği öğrenmişti. Yine de çevresindeki herkese hayatın nasıl bir mucize olduğunu hatırlatmaktan asla vazgeçmedi.
Bize Bıraktığın Sözler, Elena’nın ilham veren hikâyesini anlatıyor. Elena’nın annesiyle babası Brooke ve Keith Desserich’in tuttuğu günlüğün sayfalarında bu merhametsiz hastalıkla savaşmaya çalışan bir ailenin duygusal yolculuğunu okuyacaksınız. Elena’nın arkasında bıraktığı özel notlar sevginin ölümü bile aşabileceğine sizi inandıracak. Bu küçük kızın hikâyesi hayatın en karanlık anlarında bile umut ve cesaret bulabilmenin sevgi sayesinde nasıl mümkün olduğunu hepimize kanıtlıyor. Daha Fazlasını Oku

Sürgün

“İlkgençliğim boyunca birçok ülke gezmiş, onlarca şehirde dolanıp yüzlerce sokakta kaybolmuş ve binlerce kez izmarit ezmiştim asfaltlarında. Gittiğim ülkelerin saati kaçtı bilmezdim. Öğrenmek de istemezdim. Ah! Tatlı, güzel yalnızlığım benim! Bir gölge gibi tüm o yabancı seslerin ve yazıların arasında aylakça yürümek ve yürümek büyüleyiciydi. Sağır ve dilsiz ederdi beni şehirler. Ve bu özür garip bir şekilde özgürleştirirdi ruhumu. Bana kendi yabancılığımı unutturur, bambaşka bir yabancılık bahşederdi.” Genç yazar ve arkadaşları, yıllar sonra ortak bir dostlarının cenazesinde yeniden bir araya gelir ve hep birlikte bir yola çıkarlar. Gece, Doğu’da sahip olamadığı “kadın” kimliğini ararken, Rüzgâr ise Batı’da kendisine yüklenen “erkek” kimliğinin zorunluluklarından kaçmaktadır. Daha Fazlasını Oku

Çikolatam Olur Musun?

Dilek Tarıncı’ nın İkinci Kitabı
Çikolatam Olur Musun?

“Genelde küçük adımlar atan kadınımın bana koşarak
gelmelerini sevdim ben.”

Adel, hayatın yükünü taşıyamadığına karar verdiği bir günde, kendini
bir uçurumun ucunda geride kalan her anısıyla vedalaşırken buldu.
Gözleri daha fazla gözyaşlarını taşıyamazken kollarını iki yana açtı.
Bir adım ilerledi ve rüzgâr saçlarını savurdu.
Her şeyin bittiğini düşündü. Ona karşı sevgisini hiç gösterememiş annesinin tavırlarının, babasının yabancılığının, her gece başını yastığa yalnız koyuşlarının, soğuk odasının o kasvetli havasının… Her şeyin. Daha Fazlasını Oku

Saftirik Greg’in Günlüğü 10 Hey Gidi Günler!

Saftirik Greg’in Günlüğü 10 HEY GİDİ GÜNLER!

Hayat eskiden daha güzeldi,  diyorlar. Öyle miydi gerçekten? Kasabada herkes gönüllü olarak fişleri prizden çekip elektronik  eşyalar olmadan yaşamayı  denerken, Greg kendine bu soruyu soruyor.  Ama modern  hayatın kendine özgü güzellikleri var ve Greg, eski günlere dönmek  konusunda hiç de hevesli değil. Heffley ailesinin evinin içinde ve dışında gerilim artarken, Greg  bütün bunların üstesinden gelmenin bir yolunu bulacak mı? Yoksa  “Hey gidi günler!” demek Greg gibi bir çocuk için çok mu zor? Daha Fazlasını Oku

Bunu Buraya Ben Koydum

Masal kahramanlarını sıkıcı buluyorum. Ne zaman biri bana bir kitap okusa, hep aynı şey oluyor. Pamuk Prenses mesela… zehirli olduğunu bile bile o elmayı yiyor.
Külkedisi’nin on iki olmadan eve dönmesi de saçmalık. Balkabağını altından bir faytona dönüştürebilen bir peri eminim bunun için de bir şeyler yapabilir. Bu konuda onunla ve diğerleriyle konuşmaya karar verdim… Daha Fazlasını Oku

Çok Şekerli Kahpe

ÇOK ŞEKERLİ KAHPE

Dillerinde haklılığım vardı herkesin. Aşkın kendisi bile üzgündü, düşün. Kadehler az mı kalktı senin için Angel, hayatımdan hayatını alıp diğer hayata başlayan iki hayatın üzerine böyle yapmak zorunda mıydın? Güçsüzüm Angel, son damlasına, son kuruşuna kadar tükendi bedenim, ruhum ve tüm benliğim. Ara sıra görüyorum seni Angel, inan ki seni orada bulabileceğim için geliyorum. Lanet olsun Angel, senin olmayan sevgine, benimse olduğu güne, bitmediği her saniyeye lanet ettiğim sevgime. Keşke böyle yapmasaydın Angel, keşke adını, tüm kinimi p harfine katarak, çokşekerli kahpe koydurmasaydın… Daha Fazlasını Oku