Fantastik Canavar: Grindelwald’ın Suçları – Fantastic Beasts: The Crimes Of Grindelwald

FANTASTİK CANAVARLAR: GRINDELWALD’IN SUÇLARI
“FANTASTIC BEASTS: THE CRIMES OF GRINDELWALD”

J.K. Rowling’in Büyücü Dünyasındaki beş macerasından ikincisi “Fantastik Canavar: Grindelwald’ın Suçları” Warner Bros. Pictures ile vizyona geliyor.
İlk filmin sonunda, güçlü büyücü Gellert Grindelwald (Johnny Depp), Newt Scamander (Eddie Redmayne) yardımıyla MACUSA (Magical Congress of the United States of America/Amerika Sihir Bakanlığı) tarafından yakalanır. Fakat hapisten kaçan Grindelwald masum insanları toplayarak yetiştirdiği saf kan büyücülerle, büyücü olmayanlara karşı hükmetmek için işe koyulur. Grindelwald’ın planlarını bozmak için Albus Dumbledore (Jude Law), tehlikeden ve yalanlardan bir haber eski öğrencisi Newt Scamander’dan yardım ister. Sevgi ve sadakatin sınandığı bu yolda, en gerçek arkadaşlıklar ve aileler büyücü dünyasında bölünebilir.
Filmin oyuncuları şöyle sıralanıyor: Eddie Redmayne, Katherine Waterston, Dan Fogler, Alison Sudol, Ezra Miller, Zoë Kravitz, Callum Turner, Claudia Kim, William Nadylam, Kevin Guthrie, Carmen Ejogo, Poppy Corby-Tuech, Jude Law ve Johnny Depp. Daha Fazlasını Oku

Örümcek Ağındaki Kız – The Girl In The Spider’s Web

ÖRÜMCEK AĞINDAKİ KIZ

“THE GIRL IN THE SPIDER’S WEB”

Yeni bir Ejderha Dövmesi hikayesi sinema perdesine taşınıyor. Başrolde Claire Foy (“The Crown”), Lisbeth Salander karakterini canlandırıyor. Yazar Stieg Larsson’ın ünlü Milenyum kitap serisinde yarattığı karakterlere dayanan, Örümcek Ağındaki Kız/The Girl in the Spider’s Web, Türkiye’de 9 Kasım’da vizyona girecek. Bütün dünyada çok satan kitaplar listelerine giren aynı adlı kitabın, bu ilk sinema uyarlamasını 2016’nın öne çıkan gerilim filmi Don’t Breathe’i de yöneten Fede Alvarez yönetti, Senaryoya uyarlayanlar; Jay Basu & Fede Alvarez ve Steven Knight. Daha Fazlasını Oku

“Kadın Dilinden Masallar” Cep Sahne’de

“Kadın Dilinden Masallar”
yeni sezonda da Cep Sahne’de

Zamanı ve yazarı bilinmeyen, farklı dil ve kültürlerin harmanlandığı masallardan oluşan ‘Kadın Dilinden Masallar’ performansı ile ilk kez geçen yıl seyircisiyle buluşan Özden Dilek Karakışla, Cep Sahne Kırmızı Salon’da masal anlatmaya devam ediyor.

Her ay düzenli olarak sahnelenecek Kadın Dilinden Masallar” performansının ilk gösterisi 18 Kasım 2018 Pazar günü saat 20:00’da İstanbul Ortaköy’de yer alan Cep Sahne Kırmızı Salon’da seyirciyle buluşacak Özden Dilek Karakışla, Günümüzde insana dair çıkmazları, özlemleri, korkuları, kaybedilmiş duyguları, Japonya’dan, Fransa’dan, Kuzey Avrupa’dan, masallarla seyirciye anlatmayı hedefliyor. Masalların ortak noktası, anlatıcısının bilge kadınlar olması. Daha Fazlasını Oku

Sevin Okyay’dan “Ara Sıra ve Daima”

Sevin Okyay’dan tanıdık tanımadık 72 renkli portre!

“Cıva gibi, kendi gibi, delidolu bir İstanbullu.”
Muhtelif üniversitelere girmiş, devamsızlık yüzünden atılma konusunda tecrübe sahibi olmuştur… Selahattin Hilav sayesinde ya da yüzünden, gazeteciliğe başlamıştır… Enis Batur yüzünden de sinema yazarlığına bulaşmıştır. Caz ve spor yazmaya başlaması, “kendi düşen ağlamaz” deyimini akla getirir. Edebiyat konusunda, kendi kendine bile olsa hep yazardı zaten, o sayılmaz… Zararsız bir şahıstır. İnsanlarla genelde iyi anlaştığı halde, durmaksızın çalışması yüzünden düpedüz asosyal bir yaratık olup çıkmıştır. Bilgisayar masasının koltuğuna çakılmış gibidir… Sakar ve unutkandır, sağlığına dikkat etmeyi (nedense) ayıp sayar. Bir de, kedileri sever.
Haluk Bilginer, Meral Okay, Ece Ayhan, Tarkan, Tuncel Kurtiz, Mina Urgan, Murathan Mungan, Mehmet Teoman, Ayşe Şasa, Enis Batur, Cem Karaca, Hrant Dink, Nükhet Ruacan, Jak Deleon, Osman Şahin, Şakir Eczacıbaşı… Kiminin çırağı oldu, kimiyle omuz omuza yürüdü, kimiyle eşsiz anlar paylaştı… Daha Fazlasını Oku

İstanbul’un Bir Gecesi

İstanbul’un Bir Gecesi

Çimen Günay Erkol’un önsözü,
Serdar Soydan’ın titizlikle hazırladığı kronolojik biyografisiyle

Suat Derviş, her bir karakterin trajediye dönmüş hayatını çarpıcı ve apaçık bir dille anlatıyor.

İstanbul’un Bir Gecesi sıradan bir gecenin farklı sınıftan insanlarca nasıl yaşandığını, bir yanda tek sefer giyeceği bir elbiseye servet ödeyen kaymak tabakadan bir kadınla, diğer yanda oğluna kan parası bulmak için bedenini satan veremli bir anneyi anlatıyor. Sadelikten ve akıcılıktan vazgeçmeyen Derviş “edebiyat yapmadan” edebiyat yapıyor.

1939 yılında Haber gazetesinde tefrika edildiğinde ses getiren metin bugünkü sosyal ve ekonomik uçurumların da çok uzağına düşmüyor. Daha Fazlasını Oku

Elric Rüya Diyarlarında

Elric Rüya Diyarlarında

Fantastik edebiyatta hiçbir karakterin yapamadığını yapan, takipçisi eserleri kökten etkileyen yegâne karakter: Moorcock’ın fiziksel olarak zayıf, zihinsel olarak sorunlu, bir uyuşturucu bağımlısı gibi kılıcına tutkun, rock’n’roll tarzı anti-kahramanı Elric!

Michael Moorcock’ın yarattığı efsanevi karakter Melnibonéli Elric, serinin beşinci kitabı Rüya Diyarlarında’da Elric hikâyesinin başlangıcına götürüyor bizi. Kronolojik olarak Melnibonéli Elric’ten sonra geçen İnci Kalesi’nde, Elric hikâyeye ismini veren kaleyi bulmak için kılıcından, ona güç veren büyülerden mahrum kalma pahasına bir genç kızın rüyalarına adım atıyor. Daha Fazlasını Oku

Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret

Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret

Yirminci yüzyılda hem edebiyata hem de felsefeye büyük katkılar sağlayan, başta Cesur Yeni Dünya, Algının Kapıları ve Ada olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil çağdaşlarını da derinden etkileyen, döneminin en önemli entelektüellerden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Başyapıtı Cesur Yeni Dünya’nın güncelliğini sorgulayan ve panoramasını çıkaran Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret, Huxley’nin kaynak eserinin bir sağlaması niteliğinde.
Cesur Yeni Dünya’dan yaklaşık otuz sene sonra yayımlanan eser, romandaki kehanetlerin ne ölçüde gerçekleştiğini mercek altına alıyor. Romanı yazarkenki öngörülerinin izini süren Huxley, dünyanın, tasavvur ettiği distopyaya çok daha büyük bir hızla dönüştüğü sonucuna varıyor. Daha Fazlasını Oku

Hiçbiri

Hiçbiri

Ayşegül Utku Günaydın’ın önsözü,
Serdar Soydan’ın titizlikle hazırladığı kronolojik biyografisiyle

Suat Derviş, gerçek sevginin önemini ve sevgisizliğin insan ve toplumu ne hale getirdiğini tüm gerçekliğiyle anlatıyor.

1923 yılında Kütüphane-i Sudi Neşriyatı tarafından basılan Hiçbiri, insani ilişkilerin, yalnızlığın, hayal kırıklıklarının ortaya çıkardığı ruh hallerini derinlemesine tahlil ederek karakterlerini kuruyor. Ablası Hamiyet Derviş’le olan ilişkilerinden de beslenen romanda Suat Derviş, yer yer kendini bir roman karakterine dönüştürmekten çekinmiyor. Daha Fazlasını Oku

“Mezarlarınıza Tüküreceğim”

Mezarlarınıza Tüküreceğim

Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar, şiirler, şarkı sözleri yazan, trompetten ve cazdan vazgeçmeyen, oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Boris Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.

Vernon Sullivan müstearıyla kaleme alınan ve bir “beyaz zenci”nin intikam öyküsünü anlatan Mezarlarınıza Tüküreceğim, hakkında net bir yoruma varılması zor, açık uçlu yapıtlardan biri. Şiddet ve erotizm duvarını aşarak bir rehabilitasyon, bir katharsis yaşamak mümkün mü? Daha Fazlasını Oku

“İhtiyarlara Yer Yok”

İhtiyarlara Yer Yok

Modern Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan, sıklıkla Herman Melville ve William Faulkner gibi ustalarla kıyaslanan Cormac McCarthy kariyeri boyunca Güney gotiği, Western ve postapokaliptik türlerde verdiği birbirinden başarılı eserlerle Pulitzer, National Book, National Book Critics Circle ve MacArthur Fellowship gibi ödüllerin sahibi oldu. 2007 yılında Coen Kardeşler tarafından sinemaya uyarlanan İhtiyarlara Yer Yok ise “En İyi Film” başta olmak üzere dört dalda Oscar kazandı.

Rio Grande yakınlarında avlanan Llewlyn Moss, bir şeylerin ters gittiği belli olan bir çatışma bölgesine rast gelir. Çatışmadan geriye kalanlar arasında cesetler ve kilolarca eroinin yanı sıra bir çanta dolusu para da vardır. Moss’un kader çizgisi vereceği karar üzerine burada çatallanacak ve deyim yerindeyse bir ölüm meleği peşine takılacaktır.
Kutsal kitaplar kadar kadim, günlük olaylar kadar dehşet verici konulara eğilen İhtiyarlara Yer Yok, kader, adalet, ahlak ve açgözlülük üzerine yazılmış modern bir klasik. Daha Fazlasını Oku