Gizemli Koleksiyoncular Alemine Seyahat

İstanbul’un 100 Koleksiyoneri yayında!!!

Gravürler, taş baskılar, dolmakalem, kol saati, tespih, piyango bileti, madalya, nişan, kibrit kutusu, rozet, afiş, hisse senedi, kartvizit, kartpostal, kandil, müzik aletleri, sinema makineleri, mühürler, peşkirler, dalgıç başlıkları, kelebek, böcek, kurşun asker ve daha neler neler…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından yayımlanan İstanbul’un Yüzleri Serisi’nin 32. kitabı “İstanbul’un 100 Koleksiyoneri” okuyucunun beğenisine sunuldu. İki yıl süren titiz bir çalışmanın ürünü olan kitap, 100 koleksiyoneri, birbirinden ilginç yüzlerce koleksiyonu ve bu koleksiyonların hikâyelerini anlatıyor. Çıkardığı dergi ve kurduğu kulüple İstanbul’un koleksiyon kültürüne büyük katkı sağlayan Şerif Antepli ve Ömer Bakır tarafından hazırlanan eser, gizemli koleksiyoncular dünyasından alçak gönüllü bir seçki niteliğinde.
İstanbul’un 100 Koleksiyoneri kitabında Ediz Hun’dan Jeff Hakko’ya, EmelAksoy’dan  Ülkü Erakalın’a, İzzet Günay’dan Alaattin Haznedaroğlu’na kadar başka hiçbir yerde kolay kolay bir arada görülemeyecek 100 isim ve koleksiyonları yan yana gelmiş. Neredeyse hemen herkesin “pul” ile çıkmış olduğu renkli serüvene yolculuk niteliğindeki eser hazırlanırken, yer alacak koleksiyonların mutlaka maddi bir ölçüsü olsun istenmemiş. Çocukken toplanan gazoz kapakları, eski oyuncaklar ya da çikletlerin içinden çıkan resimli kâğıtlar da var, Osmanlı tarihi eserleri, belgeler, madalyalar, paralar ve porselenler de.
Yayın danışmanlığını Prof. Dr. İskender Pala, Ahmet Kot ve Ömer Faruk Şerifoğlu’nun yaptığı İstanbul’un 100 Koleksiyoneri, İstanbul’un hafızalarının parçalarını itina ile bir araya getiren, koruyan ve gelecek kuşaklara bırakan kişileri tanıtıyor.
İşte 100 Koleksiyonerden birkaç örnek…

Ediz Hun (Ödüllü bir kaktüs koleksiyonuna sahip)
Yeşilçam’ın unutulmaz ismi Ediz Hun kaktüs koleksiyonu yapıyor. Norveç’te biyoloji ve çevre  bilimleri fakültesinde eğitim aldıktan sonra  1982’de Türkiye’ye dönen ünlü aktör için kaktüsler en büyük hobi haline gelmiş. Büyükada’daki evinin camekan bölümünde ve teraslarında üç bini aşkın irili ufaklı kaktüs yetiştiren Hun, bu çalışmasıyla Almanya’da basılan Salamandra isimli bilimsel bir dergiye konu olmuş.

Emel Aksoy (İstanbul’un önemli etnografik koleksiyonlarından birine sahip)
Emel Aksoy, İstanbul’un çok önemli etnografik koleksiyonlarından birine sahip. Edirne’de dünyaya gelen koleksiyoncu, çocukluğunu zengin bir konakta geçirmiş, Osmanlı kadını kıyafetleriyle haşır neşir büyümüş. Anneannesinden kendisine pek çok saray kıyafeti miras kalan Aksoy, daha sonra Sadrazam Kamil Paşa’nın torunu ve Tekin Arıburun’un eşi olan halası Perihan Arıburun’dan kıyafetler konusunda eğitim de alarak koleksiyonunu geliştirmiş.
Emel Aksoy’un koleksiyonunda 120 parçayı aşkın kıyafet ve 500 civarında iğne oyası bulunuyor.

Onur Kenber(İflah olmaz bir doğa tutkunu olan koleksiyonerin, ilginç bir böcek koleksiyonu bulunuyor)
Böcek toplamaya başladığında bu konuda koleksiyon yapıldığını bile bilmeyenOnur Kenber, o dönemlerde St. Joseph ve Robert Koleji’nde bulunan koleksiyonlardan da habersizdi.
Kenber, koleksiyonuyla ilgili düşüncelerini şöyle aktarıyor. “Koleksiyonumuhiçbir zaman süs objesi ve maddi değer olarak görmedim, duvarlara asmadım. Bu konudaki tek amacımTürkiye’nin doğası yok olmadan bazı sistematik teşhislerin yapılabilmesi için türlerin saptanmasıdır. Hızlı kentleşme, plansız yapılaşma, ormanların türlü nedenlerle yok edilmesi, hidroelektrik santrallerin, büyük barajlarınyapımı nedeniyle numune topladığım pek çok yerde günümüzde pek çok habitatın yok olduğunu üzüntüyle izlemekteyim.”
Örnekleri toplama sırasında zaman zaman türlü zorluklarla karşılaştığını anlatan Kenber, yaşadığı bir ansını ise şöyle dile getiriyor:
“Bir sene Kaçkar Dağları’nda daha önce hiçbir yayında görmediğim bir böceğin doğal habitatında fotoğrafını çekmek istedim.  Böcek uçarak uzaklaştı ve Çoruh Nehri’nin karşı yakasına geçti.  Bunun üzerine ben de paçaları sıvayarak nehri yürüyerek karşı kıyıya ulaştım.
Bir hafta daha aynı bölgede kalmama rağmen o böceğe hiç rastlamadım. Daha sonra yöreden bir vatandaş beni uyandırıp da suyun en az vesıcak olduğu bu mevsim dolayısıyla Çoruh’un karşısına geçebildiğimi, başka bir mevsimde akıntı ve soğuk dolayısıyle beni Batum’dan çıkarabileceklerinden söz ettiğindeçok şaşırdım”

Erdener Koyutürk (Plak koleksiyonunda iddialı bir isim)

Plak koleksiyonunda oldukça iddialı bir isim olan Erdener Koyutürk, tangoyla başladığı koleksiyonunu Türkçe popla sürdürmüş.  1920-1980 dönemine ait 100 bin şarkılık beş bin plağı bir araya getiren bu koleksiyonda, taş plakların yanı sıra 45’likler ve LP’ler yer alıyor. Ayrıca Fenerbahçe’yle ilgili plak, kaset, CD, kitap, dergi, kartpostal ve biletleri biriktiren Koyutürk’ün takıma ait üç bin objelik bir koleksiyonu var.

İzzet Günay (Osmanlı Devleti’nin son altı padişahına ait gümüş paralardan oluşan muhteşem bir koleksiyonu var)
Ünlü aktör İzzet Günay çok küçük yaşlarda damgalı pullara olan merakıyla koleksiyon yapmaya başlamış. Günay, koleksiyonerlik konusunda biraz daha bilinçlendiği dönemlerde banknot ve madeni paralara yönelmiş.
Osmanlı Devleti’nin son altı padişahına ait gümüş paralardan oluşan koleksiyonu dışında tiyatro, film, opera, bale afişlerini de biriktiren İzzet Günay, potin düğmesi ve ayakkabı çekeceği koleksiyonun öne çıktığını belirtiyor.

Doğan Güral (Devlet tarafından çıkartılan piyango biletlerini eksiksiz tamamladığı 30 bin civarında piyango bileti bulunuyor)

Devlet tarafından çıkartılan piyango biletlerini eksiksiz tamamlayan Doğan Güral’ın elinde 30 bin civarında piyango bileti bulunuyor. Piyango biletlerinin üzerindeki resimlerden etkilendiğini belirten Güral, “Bu koleksiyonum saye-sinde elimde adeta bir tarih ve kültür hazinesi, bir ansiklopedi oluştuğunu söyleyebilirim.” Koleksiyonunda lotaryalardan başlayarak, tayyare piyangoları, Türk Hava Kurumu piyangoları ve Milli Piyangolar yer alıyor.

Dr. Atom Damalı (Koleksiyonerlikteki amacı Osmanlı sikkelerini tek bir yayın altında toplamak)
Osmanlı ve Türkiye sikke, madalya ve nişanlarının koleksiyonunu yapan Dr. Atom Damalı, bu konuda bir de kitap çıkardı. ‘150 Devlet, 1500 Sultan’ isimli kitabında islam tarihi ve islami sikkeler koleksiyonunu tanıtan ve yurt dışından büyük ilgi gören Damalı, “Genellikle Osmanlı ve Türk belgeleriyle ilgili yurt dışındaki araştırmacıların eserlerinden faydalanılmaktaydı. Bu ilk çalışmanın ardından yeni bir kitap hazırlığındayız” diyor. Amacı Osmanlı döneminden günümüze kadar gelebilmiş tüm Osmanlı sikkelerini tek bir yayın altında toplamak.

Gülderen Bölük (KoleksiyonundaAbdullah Biraderler’e ait bir fotoğraf makinesi var)
Lisans eğitimi sırasında Osmanlı döneminde fotoğrafçılığın gelişimi üzerine araştırma yapan Gülderen Bölük, bir arkadaşının eskicide bulduğu Osmanlı döneminin önemli stüdyolarından ‘Abdullah Biraderler’e ait bir fotoğrafın eline geçmesiyle koleksiyonculuğa yönelmiş. Koleksiyonundaki Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait fotoğrafların pek çoğu o yıllardaki stüdyolara ait. Bu stüdyolardan bir tanesinin ilk Türk kadın fotoğrafçı Naciye Suman’a
ait olması ayrı bir özellik katıyor.

Ülkü Erakalın (Koleksiyonunda yönettiği filmlere ait afişler, fotoğraflar ve anı mektupları bulunuyor)
Collection Kulüp’ün kurucularından Ülkü Erakalın, kendisini ‘anı’ koleksiyoneri olarak nitelendiriyor. Erakalın, yönettiği filmlere ait afişler, çeşitli fotoğraflar ve anı mektuplarından oluşan koleksiyonunu 2008 ve 2009’da ‘Yıldızlar Gökte Yaşar’ isimli anı gösterisinde sinemaseverlerle paylaştı. 2010’da ‘Anı ve Belgelerle Yeşilçam Şarkıları’ adlı gösteriyi hazırlayan Erakalın, son olarak ‘Atatürk Benim Sevdam’ isimli proje üzerinde çalıştı.

Yasemin Masaracı (Görenleri şaşkına çeviren baykuş koleksiyonuna sahip)
Yasemin Masaracı’nın baykuş merakı, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne başladığı yıllara uzanıyor. Okulun amblemi olan baykuşu o günlerde çok moda olan heybesine takmasıyla baykuş koleksiyonculuğuna adım atan Masaracı, ufak ufak başladığı koleksiyonunu yirmi yılı aşan süre içerisinde geliştirerek büyütüyor. Eski Yunan’da bilgeliği simgeleyen baykuş, Çinlilerin de insanları koruduğuna inandığı mutluluk sembollerinden. Masaracı, koca gözlü ve kendisine göre oldukça sempatik olan bu hayvanın uğursuz olmadığını birçok kişiye anlatmak gibi bir misyon üstlenmiş.
Böyle bir koleksiyonu ilk kez duyup şaşıranların, garip bulanların bile yeri geldiğinde gördükleri baykuşlu bir objeyi alması için koleksiyonere haber vermeleri, hatta bu objelerden kendisine armağan etmeleri sayesinde koleksiyon büyümeye devam ediyor.
Künye
Eser adı: “İstanbul’un 100 Koleksyoneri”
Yayına Hazırlayan: Şerif Antepli-Ömer Serkan Bakır
Yayınlayan: İBB Kültür A.Ş.
Danışma Kurulu: İskender Pala-Ahmet Kot- Ömer Faruk Şerifoğlu
Dizi Editörü: Gültekin Çizgen
Grafik Tasarım: Tuğrul Peker- Esat Baran

[flickr-gallery mode=”photoset” photoset=”72157628836764501″]