David A. Adler ve Ceylan Koryürek’in Kitapları Raflarda!

Saat Kaç?

Biz dört insan ve bir uzaylıdan oluşan harika bir astronot ekibiyiz! Tüm gün çalıştık ve akşam yemeğinde lezzetli mi lezzetli bir pizza yemek için sabırsızlanıyoruz!

Ama kafamızı kurcalayan bir soru var:
Akşam yemeğine kaç saat kaldı?

Bu galaksiler arası macerada bize katılıp saatleri, dakikaları, saniyeleri; analog ve dijital saatlerin farkını ve daha pek çok şeyi öğrenmeye ne dersiniz?
Haydi! Gelin ve hep birlikte saatlerin gizemli dünyasını keşfedelim!

İyi Kalpli Cadı Çiki
Doğum Günü

Cadı Çiki, çok mutluydu. Çünkü o gün onun doğum günüydü! Kedisi Piki ile pasta malzemelerini almak için alışverişe gidiyordu, biraz da acelesi vardı. Ama o kadar iyi kalpli bir cadıydı ki, yardıma ihtiyacı olan dostlarını görmezden gelemezdi tabii ki! Cadı Çiki bu yardımları karşılık beklemeden yapsa da onu çok güzel bir doğum günü sürprizi bekliyordu!

“Antonio Gibi Biri”

Benzersiz ve aynı zamanda bildiğimiz tüm çocuklara benzeyen bir çocuk…

Andersen Ödüllü İtalyan yazar Susanna Mattiangeli, “Antonio Gibi Biri’’nde sıra dışı bir çocuk portresi çiziyor. Çocuklara ellerindeki sonsuz potansiyeli hatırlatan bir kitap…

Antonio’yu yakalamak hiç kolay değildir. Önce kendi halinde saklambaç oynar, derken astronot kostümüyle uzayda bir yolculuğa çıkar. Diyelim onu tam yakalamak üzeresiniz, o an havuza atlar ve gözden kaybolur. Sonra onu arayın ki bulasınız…

Peki şimdi nerede? Ormanda mı yoksa bir kraliçenin huzurunda mı?
Neden olmasın? Bir çocuk nelere dönüşebilir, bir bilseniz!..

“Otobüse binene dek devam eder bu, çünkü otobüste artık bir sporcu değil, dikkatlerden kaçması mümkün olmayan bir yolcudur.

Daha Fazlasını Oku

OKUYAY PLATFORMU, #evdeyimokuyorum

OKUYAY PLATFORMU, #evdeyimokuyorum ETİKETİYLE BAŞLATTIĞI KAMPANYA İLE HERKESİ OKUMAYA DAVET EDİYOR!

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin hayata geçirdiği OKUYAY Platformu (Okuma Kültürünü Yaygınlaştırma Platformu), COVID-19 salgını nedeniyle halkın büyük bir kesiminin evlerinden dışarı çıkmadığı günlerde sosyal medya hesaplarından #evdeyimokuyorum etiketiyle başlattığı kampanya ile herkesi okumaya davet ediyor! Okumayı yaygınlaştırmak için yapılan çalışmalar konusunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen kampanya kapsamında OKUYAY Platformu’nun hesaplarından her gün okuma ile ilgili motive edici öneriler ve tavsiyeler paylaşılıyor.

Daha Fazlasını Oku

Aslı Kızmaz’ın Romanı “Olmasa Da Olur”

ASLI KIZMAZ’IN YENİ ROMANI
OLMASA DA OLUR
İNKILÂP KİTABEVİ’NDEN ÇIKTI!

Aslı T. Kızmaz, eğlenceli üslubuyla kaleme aldığı ikinci romanı Olmasa da Olur’u İnkılâp Kitabevi etiketiyle okurlarıyla buluşturdu. Kızmaz’ın çok sevilen ilk kitabının devamı olan Olmasa da Olur, kadın olmaya, yeni bir hayat kurmaya, hayallerinin peşinden gitmeye dair hem komik hem de umut dolu bir hikâye sunuyor.

Çok satan ilk kitabı Benden Ne Olur’un ardından Aslı T. Kızmaz, ikinci romanı Olmasa da Olur’da kendi ayakları üzerinde duran, hiç olmazsa buna çabalayan; sonunda “Olmasa da olur” diyen deli dolu bir kadının ayrıksı hikâyesine odaklanıyor. İlk kitabın devamı olan Olmasa da Olur, eğlenceli, şen şakrak üslubuyla, roman kahramanının zihninde yarattığı hayali insanlarla, süratli ve nefis bir hikâye…

Daha Fazlasını Oku

İnkılâp Kitabevi’nde Mart Ayı Kitapları

İnkılâp Kitabevi’nin ve bünyesindeki çocuk kitapları markası Mandolin Yayınları’nın Mart 2020’de yayımladığı kitaplar

Cumhuriyet’in Sonbaharı
Naim Babüroğlu

“Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu’nun yeni bir kitabı çıktı. Okumanızı öneririm. ‘Beni Hatırlayınız.’ Cumhuriyet’in Sonbaharı. Ara başlıklardan biri şöyle: ‘FETÖ sızmadı, gizlenmedi, şımartılarak tercih edildi.’ Çok doğru bir tespit. Cemaat, bütün kurumlara böyle daldı. Cemaat işini gizlice değil açıktan yapıyordu. Dolayısıyla emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu’nun yukarıda değindiğim tanımı çok doğrudur ve aynen öyledir: ‘FETÖ sızmadı, gizlenmedi, şımartılarak tercih edildi.’”
Emin Çölaşan

1960’larda, “Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa…” marşını coşku dolu tertemiz duygularla söylerdik milli bayramlarda. Bayramlara; öğretmenler titizlikle hazırlanır, öğrenci olarak bizlerin heyecanı doruklara çıkardı. 2016’ya gelindiğinde, Cumhuriyet Ordusu, kendi içindeki iş birlikçilerin desteği ile tasfiye edildi. 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi ile 2.225 yıllık köklü bir tarihe sahip TSK’nın itibarı yerle bir edildi. Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e yapılan ihanete, TSK içinde tanık bir asker. Cumhuriyet Ordusu’nun tasfiye sürecini, Cumhuriyet’in sonbaharını belgelerle gözler önüne serdiği kitabında, kimi zaman şaşkınlık, kimi zaman hüzün var. Ama hepimizi umuda götüren bir de son… O da Atatürk’ün üzerini çizdiği sözlerde gizli: “Beni hatırlayınız…”

Kemalyeri
Naim Babüroğlu

Mustafa Kemal Atatürk’ü Çanakkale’de yok etmek isteyenlere karşı izi silinmeyecek bir tokattır bu belgesel-anlatı. Mustafa Kemal’in tokadıdır… Çanakkale Cephesi’nde göreve atandığı andan, ayrılışına kadar yaşadıklarının bir öyküsüdür. En kanlı savaş meydanında, gece-gündüz 9 ay 13 gün… 34 yaşında genç bir komutanın ölümden ağır sorumluluk duygusunu… Yorucu, sıkıntılı, ölü ve yaralılarla dolu muharebe ortamını belgelerle anlatır. Dost ve düşman askerlerin gerçek kaleminden… Hüzün de var, gözyaşı da… Kan da tebessüm de… Ve biraz da mutluluk… Gömülemeyen ölülerin, çürüyen bedenlerin sinen kokusunu; yaralıların çığlıklarını… KEMALYERİ’ni… Mustafa Kemal’in kurşuna dizme emrini verişini… Truva’nın ve Hektor’un intikamını alışını anlatır. Siz, çocuklarınız, torunlarınız… Ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır… Bir görevi yerine getirmenin sorumluğuyla…

Çanakkale 1915-Almanların Büyük Tuzağı
Naim Babüroğlu

Çanakkale Cephesi, denizde ve karada 287, karada 260 gün devam etti. 8,5 ay süren Kara Muharebeleri çok daha kısa zamanda sona erebilirdi. Savaş neden uzatıldı? İtilaf Kuvvetleri, büyük umutlarla başladıkları Gelibolu Harekâtı sonunda, 8,5 ayda Seddülbahir bölgesinde 5, Arıburnu bölgesinde ise ancak 1,5 km ilerleyebildiler. Kazanılan bu kadar sınırlı bir arazi için işgal kuvvetlerinin 252.000, kaybedilen bu toprak parçası için Türk tarafının 250.000 kayıp verdiği bilinir. Kayıpların gerçek sayısı ne kadardır? Çanakkale Cephesi’nde Türk komutanların hazırladıkları Savunma Planı’nı Ordu Komutanı Alman General Liman von Sanders değiştirdi. Almanların gerçek amacı neydi? Türk komutanların hazırladıkları Savunma Planı uygulan saydı ve muharebeler Türk komutanları tarafından yönetilseydi, Çanakkale Zaferi çok daha kısa sürede sonuçlanabilir miydi? Çanakkale Muharebeleri, her iki taraf için çok fazla zayiata mal oldu. Daha az sayıda kayıpla, aynı zafer elde edilemez miydi? Çanakkale’yi savunmak için kurulan Osmanlı 5’inci Ordu Komutanı Alman General Sanders, başta Mustafa Kemal olmak üzere savunma düzenine karşı çıkan Türk komutanları neden görevden aldı?

Japonya Tarihi
James L. Huffman

Japonya tarihi ve insan yerleşimleri en az 35.000 yıl öncesinden başlar ancak MÖ 10.000 yılından öncesi hakkında bilinenler daha çok Japonya’nın jeolojisi hakkındadır. Japonya’nın doğal yapısı canlı bir kültüre yol açmışsa da erken dönem bin yılı tam bir giz perdesiyle örtülü geçmişi hakkında detaylı bilgi edinmek isteyenleri çaresiz bırakır. Bu kitap Japonya’nın coğrafi zaaflarını nasıl avantaja çevirebildiklerini, nasıl zengin bir kültür yaratabildiklerini, yabancılarla kurdukları ilişkileri, sosyal ve dini hayatlarını aktarmaktadır.

Kısır Döngü
Prof. Dr. Ali Tekin

Türkiye 200 yıllık geri kalmışlık kısır döngüsünden neden kurtulamıyor? Japonya Osmanlı’dan, G. Kore Türkiye’den neden daha başarılı oldu? Osmanlı’dan Cumhuriyet’e miras kalan kurumlar nelerdir? Türkiye’de kurumlar neden dışlayıcıdır? Arka plandaki taşıyıcı sosyo-siyasi iktidar paktı nasıl daralır ve toplum yararını gözardı eder? Türkiye Doğu-Batı ekseninde neden sıkışmış hisseder? Türkiye’de hedeflerle kapasite arasındaki uyumsuzluk popülizmi nasıl besler? Türkiye, geri kalmışlık kısır döngüsünden çıkıp üretken bir döngüye girebilir mi? Türkiye için üretken, kapsayıcı ekonomi politik ve diplomatik kurumlar dizgesi neleri içermelidir? Türkiye, gerçekçi hedeflere yönelik yüksek bir ülke kapasitesini nasıl inşa edebilir? Bunu başaracak bir alternatif sosyo-siyasi iktidar koalisyonu nasıl kurulabilir? Prof. Tekin, Türkiye’nin geri kalmışlığını karşılaştırmalı ekonomi politik dinamikler üzerinden ele alıyor.

Üretken Döngüye Geçiş
Prof. Dr. Ali Tekin

ABD’nin hegemonik rolü bitti mi? Çin yeni küresel hegemon olabilir mi? Çin’in kısıtları ve Batı’nın avantajları nelerdir? Hızlı küreselleşme, Doğu Asya’da yüz milyonları yoksulluktan çıkarırken, neden başka bölgelerde belirsizlik ve popülizmi harekete geçirdi? Post-popülist arayışlar nelerdir? Kapitalizmin sonu mu geldi? 2010’larda Türkiye’de (otoriter) popülizm nasıl yükseldi? Siyasi güç yoğunlaşması, rant ekonomisi ve diplomatik yalnızlık sarmalı sürdürülebilir mi? Yoksa, ilk kritik kavşakta, bu kısır döngü kırılabilir mi? 2020’lerin başında Türkiye’de yaratıcı bir kadro, kapsayıcı bir toplum sözleşmesi ve destekleyici bir alternatif sosyo-siyasi iktidar koalisyonu kurgulayabilir mi? Hangi toplumsal katmanlar, hangi dışlanmış kesimler hedeflenmelidir? 31 Mart 2019 yerel seçim sonuçları neyi ima ediyor? Türkiye’nin dönüşüm ajandası neleri içermelidir? Siyasi, ekonomik, toplumsal ve diplomatik hangi kurumsal reform adımları atılmalıdır? Türkiye’nin geleceğinden neden ümitli olmalıyız? Geçmiş-bugün-gelecek dengesini nasıl yakalayabiliriz? Bilim/teknoloji çağında Türkiye’nin uygarlığa katkı yapma potansiyeli nedir? Prof. Dr. Ali Tekin, bu kitapta, 2020’lerin küresel ve yerel koşullarında, Türkiye için üretken/erdemli bir döngüye geçişi mümkün kılabilecek kurumsal dönüşüm dinamiklerini irdeliyor.

AstroDefter 2020
Zeynep Turan

Her yıl farklı renklerde raflarda yerini alan AstroDefter, 2020 yılının rengi olan kırmızı ile bu yıl sizlerle buluşuyor. Astrolog Zeynep Turan tarafından hazırlanan AstroDefter gökyüzünün Astrogündem rehberliğine eşlik etmenizi sağlarken, kişisel tavsiyeleri de takibinize alarak yaşamınıza kolaylık ve renk katabilirsiniz. Bu özel çalışma, defter formatında pratik kullanımlı bir gökyüzü rehberidir.

Ay’ın ve Güneş’in en aktif dönemlerine dair bilgilerin yer aldığı AstroDefter’de yer alan özel günler, Güneş ve Ay konumlarına göre hazırlandı. AstroDefter’de huysuz günlerde yaşamınıza kolaylık sağlayacak sürpriz notlar ve öneriler ile karşılaşacaksınız. Düşüncelerinize, tavrınıza, gündelik pratiğinize eşlik edecek AstroDefter sayesinde yaşamınıza kalite ve farkındalık getirebilirsiniz. Tutulma dönemlerinde, Güneş’in burç değişiminde, Yeniay ve Dolunay döngülerinde AstroDefter sayesinde bu uzun Zodyak yolculuğunda Ay ve Güneş’in etkilerini yanınızda hissedeceksiniz.

Astroloji’nin bayramı olarak kabul edilen ekinoksla başlayan bu kullanışlı ajanda 20 Mart 2020-21 Mart 2021 tarihlerini kapsar.

Star Wars – Yeni Bir Umut
George Lucas

Uzun zaman önce, çok çok uzak bir galakside… Luke Skywalker, Tatooineʼin uzak gezegenindeki amcasının çiftliğinde çalışıyor ve orada yaşıyordu; ayrıca bu tekdüze hayatından çok sıkılmıştı. Yıldızlar arasında maceralar, kendisini en uzak galaksilerin ötesindeki yabancı dünyalara götürecek maceralar yaşamak istiyordu. Ancak Luke, karanlık ve güçlü bir savaş kralı tarafından tutsak edilen güzel bir prensesin şifreli mesajını çözdüğünde istediğinden fazlası gerçekleşti. Prenses’in kim olduğunu bilmiyor ama yakın zamanda onu kurtaracağını biliyor; çünkü zaman tükeniyor. Sadece cesaretiyle ve babasının ışın kılıcıyla donanmış olan Luke, şimdiye kadarki en vahşi uzay savaşının ortasına atıldı ve düşman savaş istasyonundaki amansız bir çatışmaya katıldı.

Star Wars – İmparator
Donald F. Glut

Luke Skywalkerʼın maceraları, Ölüm Yıldızı’nın yok edilmesiyle bitmedi. Asi İttifakı önemli bir savaş kazanmasına rağmen, İmparatorlukʼa karşı verilen savaş daha yeni başlamıştı. Birkaç ay geçti ve Asiler, Hothʼun donmuş topraklarında gizli bir karakol kurdular. Fakat o buzlu durgun su gezegeninde bile, Darth Vaderʼın kötülüklerinden uzun süre kaçamadılar. Yakında Luke, Han, Prenses Leia ve onların sadık yoldaşları, Karanlık Lordʼdan ve kölelerinden kaçmak için her yöne dağılmak zorunda kalacaklar.

Star Wars – Jedi’nin Dönüşü
James Kahn

Asi İttifakı için karanlık bir zamandı… Han Solo, karbonitin içinde dondurulmuş bir şekilde alçak gangster Jabba the Hutt’ın eline düşmüştü. Onu kurtarmaya kararlı olan Luke Skywalker, Prenses Leia ve Lando Calrissian, Jabba’nın Tatooine üzerindeki sığınağına doğru tehlikeli bir göreve çıkarlar. Asi kumandanları, Asi filosunun tüm savaş gemilerini bir araya toplayarak dev bir donanma haline getirmişlerdir. Yeni ve daha da güçlü bir Ölüm Yıldızı’nın inşa edilmesi için emir veren İmparator ve Darth Vader, Asi İttifakı’nı ilk ve son kez ezmek için planlar yapmaktadır.

Sanal Alemin de Bir Hukuku Var!
Ahmet Arslan

● Suç ile ifade özgürlüğü arasındaki sınır nasıl belirlenir?
● Kimlerin ağır eleştirilere katlanma yükümlülüğü var?
● Basın özgürlüğü sosyal medya faaliyeti kapsamında da geçerli mi?
● Suç içerikli bir paylaşımı yeniden paylaşmak ya da beğenmek suç mu?
● Başkasına ait olan sanatsal veya düşünsel bir ürünün kaynağı belirtilmeksizin sosyal medyada yayımlanması suç mu?
● Sosyal medyada işlenen suçlar nasıl soruşturulur?
● Hangi sosyal medya alışkanlıkları hukuki sorun doğurabilir?
● Kimliği belirsiz kullanıcılarla etkileşimin hukuki sakıncası var mı?
● Sosyal medya profiline paylaşımların sorumluluk doğurmayacağına dair uyarı yazısı koymanın hukuki önemi var mı?
● Sosyal medyada sıklıkla işlenen suçların unsurları nelerdir?
● Sosyal medya faaliyetinden ötürü soruşturulan kişinin hak ve yükümlülükleri nelerdir?

Bunlar ve daha birçok sorunun doğru cevabı bu kitapta…

Kuzeyliler: Bir Viking Efsanesi
John Haywood

Vikingler Avrupa tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir olguydu ve korkutucu barbar imgelerini on dokuzuncu yüzyıl ulusal romantizm dönemine kadar korumuşlardı. Zamanla, Vikinglerin her yeri fetheden deniz korsanları şeklindeki Ortaçağ imgesi olumlu bir biçimde değerlendirildi.

Bu kitap, Vikinglerin sosyal hayatlarını ya da sanatsal başarılarını aktarmaktan ziyade Vikingleri tarihöncesi Pagan kökenlerinden Hıristiyan Avrupalılara dönüşmelerine dek, daha geniş coğrafi ve tarihsel bağlamlarına konuşlandırmayı amaçlar. Bu yaklaşım, Viking Çağı’nın farklı yerlerde farklı zamanlarda başladığını ve sona erdiğini ortaya çıkarır.

Vikingler yoktan var olmamışlardır ve uzun bir alacakaranlık boyunca yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Dünyanın yaratılışında Asgard’ta başlayan ve 15. yy Grönland’ında bir düğünde sona eren uzun bir yolculuktur bu.

Kod Adı: Aşk ve Aldatmak
Çağatay Öztürk

Kadın ile erkeğin aşkı yaşama şekilleri, aşktan anladıkları ve algıladıkları şeyler çok farklıdır. Bir kadın aşk konusunda erkeğin duygularından ne kadar emin olsa da bazı şeyleri duymak ister. Örneğin, erkeğinin ona “Seni seviyorum” demesini ister… Ona çok büyük bir güven bile verse, “aldatmayacağını” kelimelere dökmesini ister… Bu şekilde belki de kendine olan özgüveni tazeler.
Weodrow Wyatt’ın sözü de erkek ile kadının aşkı algılayışındaki farkı oldukça keskin bir şekilde özetliyor: “Erkek, gözleri ile âşık olur, kadın ise kulakları ile…”

Kod Adı: İnsan
Çağatay Öztürk

Birçok kişi yaşamını her şeye “evet” diyerek kolaylaştırdığını zanneder. Ancak, sizin için gerekli olan durumlarda ve zamanlarda “hayır” demeyi öğrendiğinizde yaşamın çok daha kolaylaştığını göreceksiniz. Yaşamı bazen farkında olmadan bizler zorlaştırıyoruz. Ya da yaşamı daha çok kolaylaştırmak adına yaptığımız birçok şey yaşamımızı daha da zorlaştırabiliyor.
Bugüne kadar yaşamınızda “hayır” demekte çok zorlandıysanız ya da bir şeyleri kaybetmemek adına “hayır” demekten hep kaçındıysanız artık “hayır” demeyi öğrenmenin tam zamanı…

Kod Adı: Para
Çağatay Öztürk

Tarihteki ilk madeni para olma özelliğini taşıyan Lidya parası, darp suretiyle basılmıştır. Sabit bir alt kalıp üzerine konan madeni pula hareketli bir üst kalıp yerleştirerek, bir çekiçle vurma suretiyle darp gerçekleştirilmiştir.
Peki, insanlar, o tarihlerde “yaşamı kolaylaştırmak’’ ve ticaretteki karmaşıklıkları ortadan kaldırmak amacıyla icat ettikleri paranın, günümüzde yol açacağı karmaşaları bilebilirler miydi? Çoğu zaman insan yaşamını daha da karmaşık hale getiren para, acaba nasıl oldu da insanlığı bu kadar esir aldı?

Yeşil Sahanın Özgür Kızı-Özgür, Hakem Olmak İstiyor
Feyza Altun

Uçan Tekerlekli Sandalye-Özgür, Engelleri Kaldırıyor
Feyza Altun

Büyüyünce ne olacaksın? Aşçı, hakem ya da dansçı mı? Peki, bu soruya hiçbir baskı altında kalmadan cevap verebilir misin? Özgür, bu kez babasından alıyor hayat dersini… Ve toplumsal cinsiyet rollerini bir kenara bırakıp gerçekten ne istediğine karar veriyor. O bir kız çocuğu ve her mesleği yapabilir. Çünkü buna inanıyor. Ya sen? Tabuları yıkmaya hazır mısın?

Tekerlekli sandalye bir engel midir? Birlik olunca tüm engeller yok edilir… Özgür’ün engelli arkadaşı Nazlı’nın büyük bir problemi var. Ama bütün sınıf bir olup ona harika bir çözüm sunuyor. Ve Nazlı, arkadaşları sayesinde bugün de gülüyor!

Mutlu Yaşlılar Haftası-Özgür, Yaşlılara Yardım Ediyor
Feyza Altun

Özgür ve arkadaşları Yaşlılar Haftası’nı kutluyor. Kimi otobüste tonton bir dedeye yer veriyor, kimi yorgun bir ninenin market torbalarını taşıyor. Ve gün sonunda herkes ayrı bir hikâyeyle yaşlıların takdirini kazanıyor. Sen de Yaşlılar Haftası’nda bir büyüğüne yardım etmeye ne dersin? Belki Özgür ve arkadaşlarından, yaşlıların nelere ihtiyacı olabileceği konusunda fikir alabilirsin.

Renkli Yumurtalar-Özgür, Ayrımcılığa Karşı Çıkıyor
Feyza Altun

Özgür’ün en sevdiği arkadaşı… Dini, ırkı ve hatta adı bile farklı. Haçik, sınıfında tam da bu yüzden ayrımcılığa uğruyor. Kahramanımız Özgür ise Paskalya yumurtalarını boyayıp Haçik ile alay eden arkadaşlarına asla unutamayacakları bir ders veriyor.
Sen de Haçik’le dost olmaya ne dersin? Belki bu Paskalya Bayramı’nda yumurtaları renklendirip onun neler hissettiğini anlayabilirsin…

Herkese Eşit Kurabiye-Özgür, Eşitliği Savunuyor
Feyza Altun

Eşitlik nedir? Okul müdürünün oğlu Kaan, Özgür’den daha ayrıcalıklı olabilir mi? Kahramanımız Özgür, bu kez bir basketbol maçında karşı çıkıyor haksızlığa. Ve arkadaşları, Özgür sayesinde ömür boyu ilke edinebilecekleri yepyeni bir kavram öğreniyor. Sonra ne mi oluyor? Tüm sınıf hep bir ağızdan şöyle bağırıyor: “Herkese eşit kurabiye!”

Akın Olgun’un Yeni Kitabı “Kül Sesleri” Raflarda

“Bütün acıların birbirine devrettiği bir fısıltıdır Kül Sesleri…
Çığlıktır kül. Yerinden, yurdundan edilmişliktir”

AKIN OLGUN’UN YENİ KİTABI “KÜL SESLERİ” RAFLARDA!

Gazeteci ve yazar Akın Olgun’un duyduğu, tanık olduğu, etkilendiği gerçek yaşam kesitlerini yeniden kurgulayarak öyküleştirdiği “Kül Sesleri” adlı ikinci öykü denemesi raflarda yerini aldı! Öykülerinin hiçbiri için mekân, zaman ve yer belirtmemeye özen gösteren Olgun, yeni kitabında dünyanın herhangi bir yerinde, yüzlerce, binlerce benzer hikâyenin bir parçası olduğumuz duygusunu temel alarak, dünyanın tüm ötekilerinin ve hikâyelerinin hepimizden parçalar taşıdığı düşüncesine dikkat çekmek istiyor. “Kül Sesleri”ni “Bütün acıların birbirine devrettiği bir fısıltı” olarak tanımlayan yazar, “Hiç farkına varmasak da, acıların taşıdığı fısıltılar, tenimizin diken diken olduğu o anların içinde yaşamaktadır” diyor.

Daha Fazlasını Oku

Michael J. Sullivan, H. G. Wells, Madeline Miller, Garth Ennis ve Arzu Uçar kitapları Raflarda

Kılıçlar Çağı

Michael J. Sullivan’ın Destanlar Çağı ile başlayan epik serisi Kılıçlar Çağı’yla devam ediyor.

İnsanların bugüne dek tanrı sandıkları Fhreylerden ikisi insanların elinde can vermişti. Fhreyler ve insanlar arasındaki yüzyıllardır süregelen denge de böylece bozulmuştu.

Şimdiyse Fhreyler bir baş ağrısı olarak gördükleri insanları ortadan kaldırmak için planlar yaparken, insanların da çok yakın zamana kadar tanrı olarak gördükleri, teknolojik olarak çok gelişmiş ve aynı zamanda Sanat denilen bir büyü yeteneğine sahip bir ırkla savaşa girmekten başka çareleri kalmamıştı.

Birkaç önemli figür bu savaşta önemli rol oynayacaktı: Tanrı Katili olarak bilinen, Dureya halkından hayatta kalan son kişi Raithe, eski reislerinin ölümünden sonra halkının başına geçmiş olan Persephone, genç kâhin Suri ve Fhreyler tarafından Hain olarak yaftalanan büyücü Arion.

Savaş davulları çalınıyor. Kılıçlar Çağı başlamak üzere.

Körler Ülkesi ve Diğer Karanlık Öyküler

Ursula K. Le Guin’in, “Onun yazdıkları edebiyatımızdaki belli başlı, hâlâ keşfetmeye devam ettiğimiz efsanevi eğilimleri belirledi,” diye bahsettiği Herbert George Wells, kaleme aldığı eserlerde ya bir türün ilk örneğini verdi ya da bazı gelenekleri alaşağı ederek ondan sonra gelecek yazarların da besleneceği ihtimaller yaratmayı başardı. Körler Ülkesi ve Diğer Karanlık Öyküler,
H. G. Wells edebiyatının karanlık, tuhaf, sinir bozucu topraklarında dolaşan
bir acayiplikler koleksiyonu.

Korkutmayı beceremeyen hayaletler, çalınan bedenini uzaktan izleyen ruhlar, nereye gitseniz peşinizi bırakmayan güveler, intikamını almadan rahat etmeyecekler, rüyalarında bambaşka bir dünyanın kıyametine tanık olanlar, görmeyi unutanlar, unutmak isteyenler… H. G. Wells’e güvenin ve duvardaki kapıyı aralayın, diğer tarafta gözlerinizi ayıramayacağınız âlemlerle karşılaşacaksınız.

Körlerin ülkesinde tek gözlü adam kral olur mu sahiden?

Akhilleus’un Şarkısı

2012 Orange En İyi Roman Ödülü Kazannı

Tanrılar beni küçük yaşımda sürdüler yuvamdan, itiraz edemedim; çelimsiz,
beceriksiz, silik bir evlattım. Söyleyecek söz bulamadım, alt tarafı bir ölümlüydüm. Yalnız kalmanın, yenik düşmenin nasıl bir şey olduğunu bilirdim sadece. Sen böyle yenikken başkasının iyi talihinin nasıl diken gibi battığını da.
Lakin kader örgüm henüz sonlanmamıştı. Sürgünüm Aristos Achaion’un yanına, güzelliğinin güneşi dibinde diz çökmeye çıkmıştı. Mağlup olmuştum lakin böyle bir güzellik karşısında mağlup olmaktan kim utanır ki? Hikâyelerimizde o en iyimiz, en kahraman, en kuvvetlimiz olarak geçer. Hikâyelerimize göre bunun sebebi damarlarında akan ilahi kandır. Hikâyelerimiz yaşlılar tarafından ateş başlarında anlatılır, kahramanlardan bahseder ama kahramanlar yaşlanmaz hiç.

Vaiz 6 – Güneşte Savaş

Yüce Tanrı cenneti bırakıp gitmişti. Yaratılış’la birleşen Vaiz Jesse Custer, onun manyak sevgilisi Tulip ve alkolik vampir Cassidy, Tanrı’nın peşine düşmüştü fakat onu bulmak, haliyle, çok zordu.

Jesse, onun izini sürmek için kendi kafasının içine girip içindeki varlıkla baş başa bir konuşma yapmak zorunda kalacaktı. Arizona’nın engin gökyüzü altında aldığı halüsinatif madde ise zihnine yapacağı yolculuk için idealdi.

Kâse’nin yeni efendisi olan Herr Star ise Jesse’yi Anıt Vadisi’nde bekleyen tehlikelerden biriydi. Yaklaşan kıyamette dünyayı yönetmek için Amerikan ordusunun silahlı kuvvetleriyle birlikte Jesse’yi sahip olduğu güç için kendi boyunduruğu altına almak isteyen Herr Star tüm gücüyle saldıracaktı; ELİNDEKİ NÜKLEER FÜZELER DAHİL.

Vaiz 7 – Kurtuluş

“Garth Ennis VAİZ’le birlikte Alan Moore, Neil Gaiman gibi efsanelerin arasına katılıyor. Steve Dillon’ın çizimleri de bu macerayı bir üst seviyeye taşıyor. Sinemaya gitmekten çok daha keyifli.” – Kevin Smith

VAİZ’in altıncı ve en sansasyonel ciltlerinden biri olan GÜNEŞTE SAVAŞ’ta vuku bulan korkunç olaylar yüzünden Jesse dostlarından ayrı düşerek kendi yoluna gidecekti. Teksas’taki Salvation adlı kasabaya şerif olarak atanan Jesse orayı âdeta parmağında oynatan, çizgi roman tarihinin en acayip kötü adamlarından biri Odin Quincannon’a karşı mücadeleye girişecekti.

Jesse’nin ayrıca geçmişinden çok önemli bir isimle karşılaştığı KURTULUŞ’ta, içinde yarı melek yarı şeytan barındıran inançsız vaizin kişisel yolculuğuna yakından bakma fırsatı bulacaksınız.

Dış Kapının Mandalı

2015 Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü alan Dış Kapının Mandalı, Arzu Uçar’ın ilk öykü kitabı. Kendini nereye koyacağını bilemeyen ruhların kapı eşiklerinde, pencere kenarlarında gizlendiği, bazen de varlığını ispat için sokaklara döküldüğü öyküler bunlar. Ben olmasam ne değişirdi, sorusunun cevabını ararken kendi duygularına bile yabancı olduğunu fark eden karakterlerle tanışıyoruz. Ve onlarla beraber soruyoruz kendimize: Beni tamamlayacak olanı bulduğumda onu nasıl tanıyacağım?

“Kocaman evrende, bir gezegenin içindeki bir kıtada, o kıtanın içindeki bir ülkede, o ülkenin içindeki bir şehrin sokağında, üçüncü kattaki bir evin yatak odasında, örtüler altında büzülmüş ağlayan minicik bir kadın. Birbirini sarmalayan, iç içe geçmiş oluşumların içinde nokta gibi, küçücük bir varlık. Tepesindeki yıldızlar kadar güzelken artık kimsenin bakıp görmediği, silikleşmiş bir nokta. Yattığı yataktan bir daha kalkamasa yokluğunu kimsenin fark etmeyeceği, hiçbir yeri doldurmayan önemsiz bir iz.”

“Sezer ve Tozar”

Ingvar Ambjørnsen’in çocuklar için kaleme aldığı
uçarı macera dizisi “Sezer ve Tozar”
dördüncü ve son kitabıyla Türkiye’de okurla buluşuyor!

Çağdaş Norveç edebiyatının en sevilen yazarlarından, Beyaz Zenciler romanıyla uluslararası ün kazanan, bol ödüllü Norveçli yazar Ingvar Ambjørnsen’in kendi kedisi ve köpeğinden ilhamla kaleme aldığı dört kitaplık macera dizisinin son kitabı da şimdi Türkçede! Mario’nun Uçan Koltuğu, 9 yaş ve üstü tüm çocuklar için Can Çocuk Yayınları raflarında!

Sezer ve Tozar, dizinin son macerası “Kaptan Nero” ile geri dönüyor! Körfez Pansiyonu, denizin açıklarında korkunç ve gizemli şeyler olduğu haberiyle çalkalanır. Pansiyonun yeni konuklarından Bayan Sırküpü karamsar ve gergindir, dünyanın sonunun yaklaştığına inanmaktadır.

Daha Fazlasını Oku

Vur Patlasın Çal Oynasın Orkestrası

VUR PATLASIN ÇAL OYNASIN ORKESTRASI
DURSUN EGE GÖÇMEN


Yenilen değil, vazgeçen kaybeder!

Dursun Ege Göçmen’in, 2018 Tudem Edebiyat Ödülleri’nde üçüncülüğe değer görülen eseri Vur Patlasın Çal Oynasın Orkestrası, çeşitli nedenlerle ötekileştirilmiş, çevreleri tarafından dışlanmış çocukların büyüme ve kendileriyle barışma öykülerini hareketli bir kurguyla sayfalarına taşıyan, sazlı sözlü bir roman.

Akran zorbalığının yansımalarına değinerek farkındalık yaratan bu duyarlı kitap, yenmek-yenilmek, pes etmek-vazgeçmemek, iyilik-kötülük gibi kavramlar üzerine düşündürmeyi de ihmal etmiyor.

Daha Fazlasını Oku

İnkılâp Kitabevi 93. yılında

TÜRKİYE’NİN EN KÖKLÜ YAYINEVİ
İNKILÂP, 93 YILI GERİDE BIRAKTI!

İnkılâp Kitabevi’nin, 1927 yılından bu yana üç nesildir devam eden yolculuğu 93. yılında! Bu yolculukta çok sayıda önemli ismin kitaplarını yayımlayan, Türkiye’nin en köklü yayınevi İnkılâp, yolculuğuna yepyeni edebiyat, tarih, sanat eserleri ve Türk klasikleriyle devam ediyor.

Daha Fazlasını Oku