Tolstoy’dan “Anna Karenina”

Anna Karenina

“Tolstoy dünyanın en iyi nesir yazarlarından biri. Anna Karenina da yazılmış en büyük aşk hikâyelerinden.” – Vladimir Nabokov

Anna Karenina’nın isteyebileceği her şeyi vardır. Güzel, popüler ve zengindir. Bunların yanı sıra iyi bir eşe ve çocuğa sahiptir. Fakat hiçbiri Anna Karenina’nın mutsuz hissetmesini, evliliğinden soğumasını engellemez. Her şey zengin bir ordu subayı olan Kont Vronski ile tanışmasıyla değişir.

Fyodor Dostoveyski’nin, “kusursuz bir sanat eseri” olarak tanımladığı Anna Karenina’da Tolstoy tutku, aşk, ihanet ve mutluluk temalarını işlerken, bir yandan da 19. yüzyıl Rus toplumunu merceği altına alıyor.

Michael Moorcock’dan “İşte İnsan”

İşte İnsan

“Wells’in hiçbir zaman hayal edemeyeceği Zaman Makinesi’nin ta kendisi.” – Brian Aldiss

Nebula En İyi Kısa Roman Ödülü

“KORKU OLMADAN DİN HAYATTA KALAMAZ.”

Tolkien sonrası fantastik edebiyatın öncü ve en önemli yazarlarından olan Michael Moorcock yalnızca yarattığı efsanevi karakteri Elric’le değil, Yeni Dalga akımının yükselmesine sebep olan editörlüğüyle de türün kaderini doğrudan etkilemiş ender yazarlardan. Moorcock’ın kendi sınırlarını bile zorlayıp tabuları yerle bir ettiği bilimkurgu kitabı İşte İnsan ise Jungcu psikoloji temel alınarak yazılmış en cüretkâr zaman yolculuğu romanlarından biri.

Kafası sorularla dolu, problemli bir genç olan Karl Glogauer, İsa Peygamber’in son aylarına tanıklık etmek için zaman makinesiyle 1970 yılından M.S. 29 yılına yolculuk eder. Kutsal Topraklar’da Vaftizci Yahya ile karşılaşan Glogauer, bu mucizelerle dolu bölgede Nasıra’ya ulaşmak ve İsa’yı bulmak için yola çıkar. Daha Fazlasını Oku

365 Gün 365 Cinayet

365 Gün 365 Cinayet

Her güne bir cinayet…
İnsanlık tarihi cinayetle başlar; Mümtaz Arıkan bu bilgiden yola çıkarak yedi senesini dünya tarihinin seyrini etkileyen cinayetleri araştırarak, resimleyerek, öyküleyerek geçirdi. Faili meçhullerden seri katillere, kan donduran sadistliklerden nefret cinayetlerine uzanan bu cinayet takvimi gazeteci ve çizer Mümtaz Arıkan’ın bilgisayar kullanmadan, tamamen elde hazırladığı titiz bir çalışmanın ürünü.

Gizli Özne

Gizli Özne

“Hasta çocuklar yoktur,
hasta aileler ve hasta toplumlar vardır!”
Matemli bir evde bir çift kahve fincanı kırılır ve biri genç, biri yaşlı iki kadının zihninde iki farklı geçmiş canlanır. Şaibeli bir şekilde hayatını kaybeden Reha’nın nişanlısı Revnâ, yetiştirme yurdunda büyümüştür ve üç yaşında yaşadığı korkunç deneyimi geçmişinden kaçarak unutmaya çabalıyor, yüzleşemediklerinin bedelini nöbet geçirerek ödüyordur. Oğlu Reha’yı ansızın kaybeden ve “Gizli Özne”nin anlattığı Bihter’se bir ailenin içinde büyümenin ağırlığını doktorların çözemediği bir yöntemle hafifletecektir.

Biri ait olmak, diğeri kendisi olmak isteyen, yolları hiç beklenmedik bir şekilde kesişen bu iki kadın için aşk, aile, evlilik, hayat çok farklı anlamlara gelir. Daha Fazlasını Oku

Sen, Ben ve 36 Soru

Sen, Ben ve 36 Soru

İKİ YABANCI. İKİ SIR. ARALARINDAKİ UÇURUMU KAPATACAK OTUZ ALTI SORU.
Hildy ve Paul’un, üniversitedeki psikoloji deneyine katılmalarının farklı sebepleri vardı. Deney basit bir soru soruyordu:
Sevgi planlı bir şekilde yaratılabilir miydi?

“En kötü anınız nedir?” ve “En son ne zaman kendi kendinize şarkı söylediniz?” gibi sorular, karşınızda oturan yabancıya rahat bir şekilde cevaplayacağınız türden değildi. Fakat siyah-beyaz kadar zıt olan Hildy ve Paul, sorular ilerledikçe çokça sinirlenmiş, kaygılanmış, gülmüş ve ağlamış olacaktı. Bazen sinirden kalkıp gidecek, bazen de soruları cevaplamaya devam edebilmek için birbirlerine ihtiyaçları olacaktı. Sorular bittiğinde ise, ikisi de birbirlerinden sakladıkları sırlarını açığa çıkarmak zorunda kalacaktı. Fakat asıl soru şuydu: Birbirlerini sevebilecekler miydi? Daha Fazlasını Oku

Oyunun Efendileri: Futbolun Süper Zenginlerinin Önlenemez Yükselişi

Oyunun Efendileri: Futbolun Süper Zenginlerinin Önlenemez Yükselişi

Bir endüstri olarak futbolu inceleyen benzersiz bir çalışma.

“Futbol dünyasının patronları kimler? Piyasada harcanan müthiş paraların kaynağı nereden geliyor? Bu paraları harcayanlar futbolu ne olarak kullanıyorlar?” gibi soruların yanıtı her zaman merak konusu olmuştur.

Oyunun Efendileri’nde James Montague bu soruların cevaplarını bulmak için daha önce kimsenin cesaret edemediği kadar derinlere iniyor. Kitap hem kulüp sahipliğinin tarihçesini anlatıyor hem dünyadaki süper zenginlerin futbol üzerinden ilişkilerini masaya yatırıyor hem de modern futbolun arkasındaki gerçek güçleri ortaya çıkarmak için ülke ülke yolculuk ediyor. Daha Fazlasını Oku

Korku Edebiyatının Yazarı Stephen Graham Jones’tan “Melezler”

Melezler

Korku edebiyatının postmodern yazarı Stephen Graham Jones’tan hayatta kalmak, ait olmak, kimliğini bulmak üzerine yazılmış ve kurtadam literatürüne derin bir çentik atan eşsiz bir büyüme öyküsü.

Tıpkı ailesi gibi o da bir dışarlıklıydı. Zorluklara rağmen katlanılabilir hayatını teyzesi Libby ve dayısı Darren’la birlikte onları anlamayan ve istemeyen bir toplumdan uzakta geçirmek zorundaydı. Melezlerdi onlar, bulanık kanlılar, hiçbir yere ait olamayanlar. Vakti geldiğinde teyzesi ve dayısıyla yollarda geçen bir yaşamı mı yoksa onlardan uzakta, yolun kenarında kalan diğer insanlarla geçen bir yaşamı mı tercih edeceğine kendi karar verecekti. Zira onun da bir kurtadam olup olmadığı yakın zamanda belli olacaktı.

Melezler şimdiki zamanla geçmiş arasında mekik dokuyan ve bu sayede kendini ve dünyadaki yerini anlamaya çalışan bir çocuğun unutulmaz panoramasını gözler önüne seriyor. Daha Fazlasını Oku

Bir Astronotun Sonsuz Yolculuğu

Bir Astronotun
Sonsuz Yolculuğu

Arthur C. Clarke Ödülü Adayı
Kirkus “Yılın En İyi 10 İlk Romanı”ndan biri

“Arthur C. Clarke’ın 2001’i ile bir Milan Kundera romanının birleşimi gibi olan, Philip K. Dick’inkilere benzer bir evrende geçen ve Kafka’nın Dönüşüm’üne selam vermekten geri durmayan, tuhaf biçimde ikna edici ve inanılmaz çekici bir roman.”
– Library Journal (Starred Review)

“Bradbury, Lem ve Saint-Exupery’yi karıştırın, üzerine de bir tutam Kafka ekleyin… İşte karşınızda Çek göçmen Kalfar’dan söyleyecek çok sözü olan, keyifli bir ilk roman.” – Kirkus Daha Fazlasını Oku

Yakma Zevki: Fahrenheit 451 Öyküleri

Yakma Zevki:
Fahrenheit 451 Öyküleri

“Ray Bradbury hem gerçek bir mucit hem de çok iyi bir edebiyatçı.” – C. S. Lewis

Amerikan Ulusal Kitap Ödülü
Pulitzer Onur Ödülü

“KİTAPLAR GİBİ İNSANLARI DA YAKMAYACAĞIM
NE MALUM?”

Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Bradbury’nin ölümünden sadece iki sene önce derlenen ve klasik eseri Fahrenheit 451’in geçtiği yolları haritalandıran Yakma Zevki ise bir yazarın edebi süreci içinde çıkılan hayret verici bir yolculuk. Daha Fazlasını Oku

Uzaktan Kumandalı Kız

Uzaktan Kumandalı Kız

Alice B. Sheldon 1967 yılında, James Tiptree Jr. adıyla bilimkurgu yazmaya başladığında kimse onun aslında bir kadın olduğunu bilmiyordu. Bu durum ortaya çıktığında ise insanlar ne şaşkınlıklarını gizleyebilmiş ne de yazarı takdir etmekten kendilerini alabilmişti. Ötekilikten cinsiyete, gerçeğin yanıltıcılığından insanın evrendeki yerine kadar pek çok konuyu eşsiz üslubuyla anlattığı onlarca eserinin en önemlilerinden biri olan Uzaktan Kumandalı Kız’da ise Tiptree yalnızca kendisinin yazabileceği, feminist, antikapitalist bir siberpunk hikâye ortaya koyuyor.
Kurumlarca yönetilen bir yakın gelecek. Reklamların yasaklandığı bir distopya. Bu durumla baş etmek için farklı yöntemler deneyen şirketler. Bu mücadele sonucunda ortaya çıkan ve tek görevleri alışveriş yaparken görüntülenip subliminal reklamların bir parçası olmak olan popüler kültür ikonları – yani geleceğin tanrıları.
Kendi halinde bir kız olan ve hastalığından dolayı fiziksel olarak fazlasıyla deforme hatta çirkin P. Burke
hiç beklemediği bir anda hayatının fırsatıyla karşılaşır. Daha Fazlasını Oku