Örümcek Ağındaki Kız – The Girl In The Spider’s Web

ÖRÜMCEK AĞINDAKİ KIZ

“THE GIRL IN THE SPIDER’S WEB”

Yeni bir Ejderha Dövmesi hikayesi sinema perdesine taşınıyor. Başrolde Claire Foy (“The Crown”), Lisbeth Salander karakterini canlandırıyor. Yazar Stieg Larsson’ın ünlü Milenyum kitap serisinde yarattığı karakterlere dayanan, Örümcek Ağındaki Kız/The Girl in the Spider’s Web, Türkiye’de 9 Kasım’da vizyona girecek. Bütün dünyada çok satan kitaplar listelerine giren aynı adlı kitabın, bu ilk sinema uyarlamasını 2016’nın öne çıkan gerilim filmi Don’t Breathe’i de yöneten Fede Alvarez yönetti, Senaryoya uyarlayanlar; Jay Basu & Fede Alvarez ve Steven Knight. Daha Fazlasını Oku

Phantom Thread

Phantom Thread

Özet: Ünlü terzi Reynolds Woodcock (Daniel Day-Lewis) ve kız kardeşi Cyril (Lesley Manville), 1950’lerde savaş sonrasındaki Londra’da, İngiliz modasının merkezinde, kraliyet ailesini, film yıldızlarını, mirasyedi kadınları, sosyeteyi, sosyetik kızları ve delikanlıları Woodcock Modaevi’nin farklı tarzıyla giydirmektedir. Woodcock’ın hayatına kadınlar girip çıkmakta ve müzmin bekara ilham verip refakat etmektedirler. Ta ki karşısına genç ve iradeli bir kadın olan Alma (Vicky Krieps) çıkana dek. Alma, kısa sürede hayatında ilham perisi ve sevgilisi olarak kalıcı bir yer edinir. Reynolds, kontrol altına alınıp planlandığında, özenle düzenlediği hayatının aşkla altüst olduğunu görür. Paul Thomas Anderson, son filmiyle hem yaratıcı yolculuğundaki bir sanatçıyı hem de dünyasının dönmesini sağlayan kadınları resmediyor. Phantom Thread, Paul Thomas Anderson’ın sekizinci filmi ve Daniel Day-Lewis ile birlikte ikinci çalışması.

Londra, 1955: Şehir, karneli alışverişlerin, molozların ve dumanların arasında 2. Dünya Savaşı’ndan sonra toparlanmaya çalışmaktadır. Kraliçe 2. Elizabeth’in taç giyme töreni iyimserliği azalmış bir ülkeye yeni bir can vermiştir. Daha Fazlasını Oku

Genç Karl Marx – The Young Karl Marx

The Young Karl Marx / Genç Karl Marx

Genç Karl Marx, karısı Jenny ile birlikte sürgüne gönderilir. 1844’te Paris’te, İngiliz proleteryasının doğuşuna şahitlik eden bir fabrikatörün oğlu olan Friedrich Engels ile tanışır. Narin ve nazik bir yapısı olan Engels, Marx’ın yeni dünya görüşünü oluşturan yapbozun eksik parçasını doldurur. Birlikte, sansür, polis baskınları, isyanlar ve siyasi kargaşa arasında, o güne kadar ne organize olabilmiş ne de kalıcı olabilmiş işçi hareketinin doğuşuna önderlik edeceklerdir. Bu hareket, iki parlak, küstahça cesur ve zehir gibi zeki, genç adamın önderliğinde, Rönesans’tan bu yana dünyanın şahit olduğu en sağlam teorik ve politik dönüşüme evrilecektir. Daha Fazlasını Oku