8 Mart’ta Vizyona Kadınlar Damga Vuruyor

Vizyondaki en güçlü kadın karakterler

Tek başına mücadele etme yeteneği, azmi ve dik duruşuyla beyaz perdede öne çıkan kadın karakterler, gerçek hayatta gücünü ve sesini arayan kadınlara ilham veriyor. Sinemia, vizyondaki filmlerde yer alan en güçlü kadın karakterleri sinemaseverler için sıraladı. Hayatın her alanında sesini daha da çok duyurmaya başlayan kadınlar beyaz perdenin de vazgeçilmezleri arasındaki yerini alıyor. Sinemada yıllardır Kill Bill’den Juno’ya, Frida’dan Erin Brockovich’e kadar pek çok başarılı filmde birbirinden güçlü kadınları izledik. Bu yıl da vizyonda yer alan filmlerle bu gelenek devam ediyor.

Daha Fazlasını Oku

91. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu

En iyi film Green Book.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Oscar’ı kimin kazanacağı merak konusuydu ve yapılan törenle Oscar ödülleri sahibini buldu. Sinema dünyasının kalbinin attığı Los Angeles’taki tören, Türkiye saatiyle gece 03:00’te kırmızı halı geçişiyle başladı. Bu yıl sunucusuz gerçekleşen Oscar Ödülleri, 225 ülkede milyonlarca kişi tarafından izlendi. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu! Oscar’ı alan en iyi film Green Book, en iyi erkek oyuncu Rami Malek oldu

Daha Fazlasını Oku

Sarayın Gözdesi – The Favourite

The Favourite, 18. yüzyılın başlarında İngiltere’de hüküm süren Kraliçe Anne’in kraliyet entrikaları, ihtirasları, kıskançlıkları ve ihanetleri içeren müstehcen ve iğneleyici hikayesini anlatıyor. Hikayenin merkezindeki Kraliçe’nin sırdaşı, danışmanı ve gizli sevgilisi olan Marlborough Düşesi Sarah Churchill ile olan ilişkisi, Düşes’in genç kuzeninin gelmesiyle tepetaklak olur. Kraliçe ve sarayı etkilemeye çalışan iki kadın arasındaki güç dengeleri çok geçmeden değişecektir.

DOGTOOTH, THE KILLING OF A SACRED DEER ve LOBSTER gibi filmlerle Yorgos Lanthimos, tamamen eşsiz bir mercekten süzülen saf hayal dünyasını izleyicilerin önüne serdi. SARAYIN GÖZDESİ ile ilk kez, kostüm draması, aşk, kayıp ve entrikacı yaramazlıklara çok komik bir dokunuşla, vizyonunu yansıtan gerçek bir tarih dönemine değindi.

Oldukça gözardı edilen bir İngiliz monarşisi döneminde geçen SARAYIN GÖZDESİ, tarihteki yeri bir şekilde gözden kaçmış olan son hakimlerden Kraliçe Anne’in (Olivia Colman) öyküsünü anlatıyor.

Daha Fazlasını Oku

The Lobster

The Lobster

İlk gösterimini yaptığı Cannes Film Festivali’nde izleyenleri şaşkına çeviren ve Filmekimini’nin bu yıl en çok izlenen filmlerinden biri olan THE LOBSTER, bekar olmanın yasa dışı olduğu distopik bir geleceği orijinal senaryosu ve büyüleyici görselliğiyle beyazperdeye yansıtıyor.
Karısı tarafından terk edilen David, kendisi gibi bekar insanların eş bulmak üzere yerleştiği bir otelde kalmaya başlar. Ruh eşini bulması için 45 günü vardır ve eğer bunu başaramazsa seçeceği bir hayvana dönüştürülecektir. Daha Fazlasını Oku

Locke

LOCKE

Yılın en çok beğenilen filmlerinden biri olan LOCKE, izleyiciyi “Telefon Kulübesi” tarzı gerçek zamanlı bir heyecan fırtınasının içine çekiyor. Hollywood’un yükselen yıldızlarından Tom Hardy’nin başrolünde olduğu film kariyerinin en önemli gününde hiç kimseye bir şey demeden ortadan kaybolan Ivan Locke’un hikayesini anlatıyor. Locke’un hayatı adeta bir rüya gibidir; mükemmel bir ailesi ve sevdiği bir işi vardır. Bunlara ek olarak bir sonraki gün kariyerinde uzun zamandır beklediği adımı atacaktır. Fakat aniden gelen bir telefon Locke’un bütün hayatını kabusa çevirecek ve her şeyi bir kenara bırakmasına neden olacaktır. Locke’un hayatını bir arada tutma çabası adeta zamana karşı bir yarış başlatacaktır. Yapımcıları arasında Joe Wright’ın bulunduğu filmin yönetmenlik koltuğunda ise “Şark Vaatleri”, “Kirli Tatlı Şeyler”in senaryolarına imza atan Steven Knight bulunuyor. Daha Fazlasını Oku

Medyavizyon DVD’leri Raflarda

Yeni çıkan MEDYAVİZYON DVD’lerimiz raflarda! Artvizyon işbirliği ile

Tyrannosaur 3D

Joseph (Peter Mullan) garip kişiliğe sahip birisidir. Bir anda öfkelenip garip ve şiddet dolu hareketler yapabilmektedir. Hannah (Olivia Colman) ise hayır kurumu işleten, ayyaş kocasının garip hareketlerine maruz kalan ve bunu saklayan bir bayandır. Hannah’ın dostça davrandığı Joseph, Hannah ile ilgili bir sırrı öğrenir ve bu acı gerçek her ikisinin hayatını bilinmeyen ve tehlikelerle dolu bir yöne savurur. Ayyaş bir adamın öğrendiği sır sonucu hayatının değişmesini, oldukça etkileyici bir biçimde aktaran film 2011 “Sundance Film Festivali”nde ödüle layık görüldü ve 2012 “BAFTA Ödülleri”ne de aday olarak gösterildi.

Kokowaah – Kızım ve Ben :

Almanya’da gişe rekoru kıran film aslında bir aile komedisi olmasına karşın içinde mesaj da barındıran keyifli bir film. Filmin başrolünde oynayan Henry (Til Schweiger) yazdıkları pek beğenilmeyen bir senarist. Bunun yanında 42 yaşında olmasına rağmen sorumluluk bilincini henüz öğrenememiş, gününü gün eden, her geceyi neredeyse farklı bir kadın ile geçiren bir adam konumunda. Henry için her şeyin kötü gittiği bir anda aynı zamanda eski sevgilisi olan Katharina (Jasmin Gerat), çok satan kitabının senaryolaştırma işini kendisine teklif eder ve kabul görür. Aslında Henry için bir işten de öte eski sevgilisini kazanmak için ikinci bir şanstır. Henry bu şansı değerlendirmek ister, ta ki 8 yaşındaki Magdalena’yı (Emma Schweiger) kapısında görene kadar… Bu noktadan sonrası Henry için güzel bir dönemin başlangıcı olurken, film de keyifli bir hal alır. Hiç ummadığı bir anda gelen Magdalene, Henry’nin hayatına bambaşka bir yön kazandırırken, bazı sorunları da beraberinde getirir. Bütün planları alt üst olmasına rağmen tek gecelik ilişkisinden dünyaya gelen Magdalena’ya bakma fikrine ilk günlerde alışamayan Henry, zaman geçtikçe kızına alışır ve ‘sorumluluk bilinci’ni kazanır. Ve bundan sonrası Magdalena için güzel gitmesine rağmen beraberinde gelen soru ve sorunlara da Henry cevap vermek durumdadır. Gayret ve çabaları yeterli olmayan Henry’nin imdadına kızı yetişir ve … izlerken çok keyif alacaksınız. Özellikle Magdalena’nın şirinliğine kapılacak, gülerken aynı zamanda ‘ne kadar tatlı ve zeki’ diyeceksiniz. Henry mi? Onun için de karizmatik dememiz yeterli ama bizi etkileyen 8 yaşındaki Magdalena’nın muhteşem performansı oldu.

Livid – Korkunç Hazine :

Stajyer bir bakıcı olan Lucy’nin işteki ilk günüdür. Koma’daki yaşlı Bayan Jessel’in büyük ve ıssız evinde yalnızdır. Eski bir dansçı olan Bayan Jessel’in evinde gizli bir hazine olduğunu öğrenen Lucy ve arkadaşları William ve Ben eve gizlice girip bu hazineyi arama kararı alırlar. Geceleyin eve girdiklerinde hiç ummadıkları korkunç doğaüstü olaylar yaşayacaklarından habersiz olan bu gençler için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Red Dog – Kırmızı Köpek :

Kaybolan sahibini arayan bir köpeğin hikayesinin anlatıldığı Hachiko tarzında güzel bir yapım. Kamyon sürücüsü Thomas, mola vererek bir barda durur fakat karşılaşacağı manzara son derece ilginçtir. Oldukça akıllı ve sevilen bir köpek zor anlar yaşamaktadır ve herkes onunla ilgilenir. Red Dog isimli bu köpek insanları eğlendirirken yediklerinden dolayı kötü şeyler başına gelir. Red Dog isimli bu köpeğin hikayesini, bardaki insanlardan dinlemeye başlayacak olan Thomas da ona hayran kalacaktır.

Territories –  Sınır :

Kanada’daki bir evlilik töreninden Amerikaya dönen 5 arkadaşı ülke sınırına yakın bir yerde iki gümrük memuru kimlik kontrolü için durdurur. Bitmek bilmeyen sorgudan sonra bagajda bulunduğu iddia edilen uyuşturucu madde nedeniyle zor anlar yaşayan arkadaş grubu, ormanlık bir alana yapılmış kafeslere kapatılır. Garip davranışlar sergileyen bu iki psikopat polisin elinden kurtulabilmek için mücadele eden gençler, hayatta kalmak uğruna her yolu deneyeceklerdir.

The Day – Kader Günü:

Post-apokaliptik bir gelecekte 5 kişiden oluşan ve silahlarla donanmış bir grup kendilerine bir sığınak aramaktadır Her geçen gün besinleri, teçhizatları ve cephaneleri azalmaktadır Artık tek bir amaçları vardır: Bir gün daha hayatta kalmak… Sonunda terk edilmiş bir eve ulaşırlar Ancak kana susamış avcıların saldırısıyla büyük bir şok yaşarlar. Hayatta kalmak için ölümüne savaşmaktan başka çareleri yoktur.

War Of The Buttons –  Düğmeler Savaşı:

1938 ve 1962  senelerinde sinemaya aktarılıp film dünyasına giriş yapan Louis Pergaud, ‘La Guerre des Boutons’ adlı romandan uyarlama bu filmin konusu Oscar deneyimli senarist Colin Welland’ın kaleminden çıkmış İrlanda ‘da Cork bölgesinde yer alan Ballydowse ve Carrikdowse adlı iki komşu kasabada yaşamakta olan çocuklar arasında gerilim dolu bir mücadele yaşanmaktadır. Ballydowse kasabasının öğrencileri Carrikdowse kasabasındaki öğrencilerin üniformalarındaki düğmeleri kopararak ilk düğme savaşlarını başlatmış olurlar. Ve karşı tarafın yanıtı kısa süre sonra gelir. Savaş karşıtı mesajlarıyla beğeni toplayan etkileyici bir macera filmidir.

 

 

[flickr-gallery mode=”photoset” photoset=”72157640686466085″]

BAFTA ödülleri Finalistleri Belirlendi.

DEMİR LEYDİ- TINKER, TAILOR,SOLDIER, SPY VE MIDNIGHT IN PARIS BAFTA ÖDÜLLERİ İÇİN FİNALİSTLER LİSTESİNDE
İngiliz Film Akademisi BAFTA ödülleri için 17 Ocak’ta açıklanacak adaylardan önce her kategoride finalistlerini belirledi. Chantier Films dağıtımıyla Türkiye’de önümüzdeki günlerde gösterime girecek olan DEMİR LEYDİ ve TINKER, TAILOR,SOLDIER, SPY ve geçtiğimiz aylarda gösterime giren PARİS’TE GECE YARISI filmi bir çok dalda adaylık almak için listede yerini aldı.

DEMİR LEYDİ -13 OCAK’TA SİNEMALARDA

Film
İngiliz Filmi
Yönetmen
Kadın Oyuncu
Orijinal Senaryo
Yardımcı Erkek Oyuncu (Jim Broadbent)
Yardımcı Kadın Oyuncu (Olivia Colman, Alexandra Roach)
Kurgu
Sanat Yönetmenliği
Saç-Makyaj
Kostüm Tasarımı
Ses
Orijinal Müzik

TINKER, TAILOR,SOLDIER, SPY – 10 ŞUBAT’TA SİNEMALARDA

Film
İngiliz Filmi
Yönetmen
Uyarlama Senaryo
Erkek Oyuncu (Gary Oldman)
Yardımcı Erkek Oyuncu( Colin Firth, Benedict Cumberbatch, John Hurt)
Yardımcı Kadın Oyuncu (Kathy Burke)
Görüntü Yönetmenliği
Kurgu
Sanat Yönetmenliği
Saç-Makyaj
Kostüm Tasarımı
Ses
Orijinal Müzik

PARİS’TE GECE YARISI

Yönetmen
Film
Orijinal Senaryo
Erkek Oyuncu (Owen Wilson)
Yardımcı Kadın Oyuncu (Marion Cotillard, Kathy Bates)
Görüntü Yönetmenliği
Kurgu
Sanat Yönetmenliği
Saç-Makyaj
Kostüm Tasarımı
Görsel Efekt
Ses