Sibel

25 yaşındaki Sibel, Karadeniz’in ıslık diliyle konuşulan, küçük bir köyünde babası ve kız kardeşiyle yaşamaktadır. Çocukluğunda geçirdiği hastalık sebebiyle konuşamayan, çevresiyle ıslık diliyle anlaşan Sibel’in hayatı tarla, orman ve ev arasında geçer. Köyde kendini yalnız ve dışlanmış hisseden genç kadın, gizemli bir kurdun peşindeyken, bir gün ormanda saklanan Ali adında bir yabancıyla karşılaşır. Sibel, Ali’yle iletişim kurmaya başlayınca, içinde gizlenen gücü fark edecektir.

*13 yaş ve üzeri izleyici kitlesi içindir. Olumsuz örnek ve şiddet unsurları içerir.

Daha Fazlasını Oku

Taksim Hold’em

HERKESİN DOĞRUSU KENDİNE!
“TAKSİM HOLD’EM”
27 NİSAN’DA
SİNEMALARDA!

Tüm karakterlerinin mutlak ama birbirinden farklı doğrulara sahip olduğu “Taksim Hold’em”, mizahi anlatımıyla sinemaseverleri “Herkesin doğruları dokunulmazsa diyalog nasıl kurulur?” sorusuyla baş başa bırakıyor. Michael Önder’in yazıp yönettiği, Kenan Ece, Damla Sönmez, Nezih Cihan Aksoy, Emre Yetim, Tansu Taşanlar, Berk Hakman gibi isimlerin rol aldığı “Taksim Hold’em” 27 Nisan’da sinemalarda!

Michael Önder’in ilk uzun metrajlı filmi “Taksim Hold’em” kutuplaşmış bir toplumda birbirini taraf olmaya zorlayanlara dışarıdan bir gözle bakarken sunduğu kara komedi öğeleriyle dikkat çekiyor. İncelikle yazılmış karakterleri ve hikâyesiyle öne çıkan “Taksim Hold’em”; herkesin, kendi inandığı doğrunun tartışılmaz olduğunu düşündüğü bir topluma dair eleştirilerini bazen sert, bazense mizahi bir dille ortaya koyuyor. Taksim’de bir evde düzenlenen bir poker partisi üzerinden insanlığa dair bir panorama sunan film zamandan, belli bir toplumdan ve coğrafyadan bağımsız bir eleştiri getiriyor. Daha Fazlasını Oku

“Taksim Hold’em”, Dünya Prömiyerini Yaptı

30. TOKYO ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ’NDE
İKİ ÖDÜL İÇİN YARIŞAN
“TAKSİM HOLD’EM”
DÜNYA PRÖMİYERİNİ YAPTI!

Michael Önder’in yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı filmi “Taksim Hold’em”, dünya prömiyerini yaptığı 30. Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde izleyicilerin büyük beğenisini toplayarak uzun süre alkışlandı. Festivalin Asian Future bölümünde, iki ödül için yarışan filmin 27 Ekim akşamı gerçekleştirilen dünya prömiyerine, yönetmen Michael Önder ile başrol oyuncusu Kenan Ece’nin yanı sıra görüntü yönetmeni Ersin Gök ve yapımcı Jozef Erçevik Amado da katıldı. Daha Fazlasını Oku

“Taksim Hold’em”, Tokyo Film Festivali’nde

“TAKSİM HOLD’EM”
30. TOKYO ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ’NDE
YARIŞACAK

Kenan Ece, Damla Sönmez, Nezih Cihan Aksoy, Emre Yetim, Tansu Taşanlar, Berk Hakman gibi isimlerin rol aldığı “Taksim Hold’em” filmi, 30. Tokyo Uluslararası Film Festivali’nin Asian Future bölümünde iki ödül için yarışacak. Kutuplaşmalara dışarıdan bir bakış sunan “Taksim Hold’em”, 25 Ekim-3 Kasım 2017 tarihleri arasında düzenlenen festivalde aynı zamanda dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

Bu yıl 30. yılını kutlayan Tokyo Film Festivali, Asya’nın en önemli film festivallerinden olarak kabul ediliyor. Bu yıl jürisinde San Sebastian Film Festivali’nin direktörü Jose Luis Rebordinos, Jung-Wan Oh ve Isao Yukisada’nın olduğu Asian Future bölümünde 8 ülkeden 10 film yarışıyor. Daha Fazlasını Oku

“Bütün Kadınların Kafası Karışıktır”

GALASINDA ALDIĞI BÜYÜK ALKIŞLA ONAYLANDI;
“BÜTÜN KADINLARIN KAFASI KARIŞIKTIR”!

Dikkat çekici kadrosuyla, yılın en iddialı “bunalım komedisi” “Bütün Kadınların Kafası Karışıktır”ın galası önceki akşam gerçekleşti! Halil Ergün, Selda Bağcan, Ece Temelkuran, Demet Akbağ, Seyyal Taner, Deniz Akkaya, Murat Varol, Damla Sönmez, Özge Özberk, Bülent Alkış, Bihter Dinçel, Günay Karacaoğlu, Can Sipahi, Ece Vahapoğlu, Füsun Kostak, Gözde Kansu, Deniz Gökçer, Gülsen Tuncer, Emine Umar, Serap Aksoy, Ozan Akbaba, Mert Kurdal, Buğra Özmüldür gibi dostlarının oyuncuları yalnız bırakmadığı galanın onur konuğu Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’dı. Daha Fazlasını Oku

“5. FRANK” Galasında Unutulmaz Dakikalar!

Tiyatroadam’ın, “İnsanlık dostu” olarak nam salan bir bankanın, bütün insani zaaflardan yararlanarak birçok hayatı nasıl harcadığını gözler önüne serdiği  “5.Frank” oyununun galası gerçekleşti! Daha Fazlasını Oku

Deniz Seviyesi

“DENİZ SEVİYESİ” 7 KASIM’DA VİZYONDA!

21. Adana Altın Koza Film Festivali’nden En İyi Yönetmen dahil toplam 6 ödül alarak törene damgasını vuran Deniz Seviyesi filmi, 7 Kasım’da Başka Sinema ile vizyona giriyor hazırlanıyor.

Esra Saydam ve Nisan Dağ’ın ilk uzun metrajlı filmi olan Deniz Seviyesi, Türkiye prömiyerini 33. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde ulusal yarışmada yaptıktan sonra, geçtiğimiz hafta 21. Adana Altın Koza Film Festivali’nde gösterildi. Jüri başkanlığını Reha Erdem’in yaptığı ulusal yarışma bölümünden En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Müzik, En İyi Görüntü Yönetmeni ve En İyi Kurgu ödüllerini kazanan filmin uluslararası prömiyeri 28 Eylül Pazar günü Londra’nın Bağımsız Film Festivali Raindance’de gerçekleştirilecek. Hemen arkasından da Ekim ayında 30. Varşova Film Festivali’nde yarışacak. Daha Fazlasını Oku

Onur Ünlü’nün Yeni Filmi “Sen Aydınlatırsın Geceyi”

Bir Onur Ünlü Filmi
‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’
Onur Ünlü’nün yeni filmi Sen Aydınlatırsın Geceyi’nin çekimleri tamamlandı.  Senaryosu da Onur Ünlü’ye ait olan film Siyah beyaz olacak. Hikayenin geçtiği Akhisar, aynı zamanda yönetmen Ünlü’nün babasının memleketi. Filmin ana mekanlarından biri Onur Ünlü’nün çocukken yazlarını geçirdiği bir ev.
Sen Aydınlatırsın Geceyi, karakterlerin tamamının süper kahraman olduğu bir çeşit aşk hikayesi.
Eflatun Film’in yapımcısı olduğu Sen Aydınlatırsın Geceyi, “Polis”, “Güneşin Oğlu”, “Beş Şehir”, “Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi” nin ardından Ünlü’nün beşinci filmi. Daha Fazlasını Oku

“Akın’ı Hiç Konuşmadan Oynamak İsterdim”

17 Aralık 2010’da vizyona girecek olan “Çakal” sinema filminin  başrolünü üstlenen, setteki ustaları Uğur Polat ve Erkan Can’dan performansına yönelik “dönüm noktası” yorumuyla övgüler alan İsmail Hacıoğlu, canlandırdığı Akın karakterinin en  etkilendiği yanının çok az konuşması olduğunu söyledi ve ekledi:
“Akın karakterinin beni en çok etkileyen özelliği neredeyse hiç konuşmuyor olması. Yani az konuşuyor olması. Bana kalsa hiç konuşmayacaktım. Konuşmasam da olurdu yani, öyle bir yanı var, o çok etkiledi beni ilk okuduğumda.  İçinde varolmak zorunda olduğu dünyayla ilişkisi o kadar kopuk ki, söyleyecek sözü yok sanki. Beyninin içindeki soruların, düşüncelerin hiçbirine yaşadığı dünyadan cevap yok ki..neden konuşsun? ” Daha Fazlasını Oku