“Srebrenitsa Anneleri” TRT Belgesel Ekranlarında

 “Üç Yol” filminden sonra “Srebrenitsa Anneleri” şimdi de yeni bir Belgesel dizisi ile TRT Belgesel ekranlarında

Yönetmen Faysal Soysal, daha evvel de bir Srebrenitsa annesi olan Hatice Mehmedovic’in hikayesini ” Üç Yol” filminde kurmaca olarak anlatmıştı. Ardından bizzat Srebrenitsa’ya giderek tanıştığı annelerin acı dolu hikayelerini bizzat kendi dillerinden dinledi ve ciddi anlamda etkilendi. Sonra da bu belgesel dizisini yapmaya karar verdi. Her çarşamba akşamı TRT Belgesel’de yayınlacak olan dizinin her bölümünde farklı bir Srebrenitsa Annesinin hikayesi işleniyor.

11 Temmuz 1995 Sırbistan Ordusu Ratko Mladic komutasındaki ordu, Birleşmiş Milletler, Hollanda Askerliği  Birliğinin koruması altındaki Potoçari’ye girdi. BM askerlerini esir alarak bütün Srebrenitsa’yı ele geçirdi.  Aynı günün akşamında BM Potoçari kampındaki kadınlar ve küçük çocuklar otobüslere ve kamyonlara bindirilerek  Srebrenitsa’dan sürüldüler. Sırp  Askerleri, dünyanın gözü önünde Müslüman erkekleri esir edip 10 gün boyunca günde yaklaşık 1500-2000 müslüman erkeği genç-yaşlı-hasta demeden türlü, işkenceler, eziyetler ve  tecavüzlerle katlettiler. Yıllar sonra toplu mezarlar açıldıkça ve DNA analizleri sonuçlarıortaya çıkınca nasıl bir soykırımın  yapıldığı ve üç nesilden aile fertlerinin planlı bir şekilde yok edildiği ortaya çıktı. BM  askerleri kontrolünde ve demokrasi havarisi Avrupa ve ABD’nin bilgisine rağmen böyle bir soykırımın 21.  yüzyılda olması akla sadece Hristiyan birliğinin Avrupa’da Müslüman bir çoğunluk ve Aliya’nın söylemindeki Müslüman Bosna Devletini kabul etmek istemediklerinin işareti oldu. 2010 yılındaki ilk cenaze merasiminde 8372  müslüman erkeğin cesedi Potoçari kampı karşısındaki şehitliğe defnedildi. O tarihten sonra sürülen anneler ve kadınlar yavaş yavaş zorluklarla da olsa ailelerinin mezarlarına yakın olmak için Srebrenitsa’ya geri dönmeye başladılar.

Bu belgesel Srebrenitsa Anneleri’nin yıllar sonraki bu geri dönüş sürecini, yakınlarını bulma gayretlerini ve toplamda Müslüman Srebrenitsa’nın yeniden inşası umudunu, annelerin tecrübe ve acılarını görselleştirmeye çalışarak ele alıyor.