Kelebeğin Rüyası Yeniden Vizyonda!

OSCAR YOLCUSU KELEBEĞİN RÜYASI YENİDEN VİZYONDA !

Amerika’da yapılacak “86. Oscar Academy Ödülleri” için En İyi Yabancı Film Dalında ülkemizi temsil etmek üzere seçilen “Kelebeğin Rüyası”, şimdi Amerika’da tanıtım çalışmalarını sürdürüyor. Amerika’da farklı etkinlikler ve özel gösterimlerle devam eden yolculuğunda Türkiye’de de yeniden gösterime giriyor. Filmin yeniden vizyona giren versiyonu da Oscar için hazırlanan yeni versiyonu.

Yılmaz Erdoğan’ın gerçek hayat hikayelerinden yola çıkarak yazdığı ve yönetmenliğini üstlendiği ‘Kelebeğin Rüyası’ 11 Ekim’de yeniden vizyona giriyor.

Kıvanç Tatlıtuğ, Belçim Bilgin, Mert Fırat, Farah Zeynep Abdullah ve Yılmaz Erdoğan’ın başrolünü üstlendiği film, Türk sinema, tiyatro ve ekranlarının pek çok ünlü ismini de ağırlıyor. Filmde Ahmet Mümtaz Taylan, Taner Birsel, İpek Bilgin, Devrim Yakuit, Aksel Bonfil, Servet Pandur, Aytet Soykök, Emin Gürsoy, Celallettin Demirel ve Funda Şirinkal da önemli roller üstlendiler. Engin Şenkan ve Salih Kalyon ise “Kelebeğin Rüyası’nda misafir oyuncu olarak yer aldılar.

Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu’nun hayatlarından bir dönemi yansıtan Yılmaz Erdoğan’ın senaryosunda, iki genç şairin, “aşk”ı “şiir”e bahane ederken geçen kısacık yaşamları yer alıyor.

Sinema tarihinin en büyük yapımlarından ve en büyük  prodüksiyonu olarak anılan film, hikayesi ve oyuncuların başarılı performanslarının yanı sıra, 1940’lı yılların tüm atmosferini yansıtan görüntüleri, kostüm ve dekorları ile de övgü topladı.

Zonguldak’ın yeşil ve mavi ile buluşan olağanüstü doğal görüntüsü kadar yerin altındaki karanlık dünyayı da büyük bir gerçekçilikle yansıtan “Kelebeğin Rüyası” 11 Ekim’de kaçıranlar ve yeniden izlemek isteyenler için tekrar vizyona giriyor.

YAPIM NOTLARI:

Film, Zonguldak’ta şehrin pekçok noktasında ve maden ocaklarında, Heybeliada’da yıllardır kapalı bulunan sanatoryumda çekildi. Zonguldak Limanı ve İstanbul’un 1940’larına ait pekçok mekan için ise Camialtı Tersanesi’nde gerçeğine uyun dekor bir şehir inşa edildi ve çekimler burada gerçekleştirildi

Senaryo 8 yıl süren bir çalışma ile tamamlandı.

Senaryoda anlatılan 1940 – 1946 yılları Zonguldak, Heybeliada ve İstanbul’un en doğru şekilde yansıtılması için 2 yıl süren prodüksiyon çalışmaları gerçekleştirildi.

Proje kapsamında, döneme ait dekor ve kostüm çalışmalarına referans olması için sahaflardan ve koleksiyonerlerden toplanan 4000’in üzerinde fotoğraf ve doküman tarandı.

Mekan tasarımları ve kostümler bu arşiv araştırmasına uygun olarak gerçekleştirildi.

Hikayede yeralan karakterlerin gerçek yaşam öyküleri, aile arşivleri ve eserleri incelendi, her bir karakter ile ilgili özel dosyalar oluşturuldu.

1941 yılının İstanbul ve Zonguldak limanları ile bina ve caddeleri aslına uygun olarak Camialtı Tersanesi’nde 30.000m2lik bir alana 1 yıl içinde yeniden inşa edilerek dekor bir şehir hazırlandı.

2005 yılından bu yana kapalı olan Heybeliada Sanatoryumu’nun %70’e yakın kısmı restore edildi. Tüm mobilya ve aksesuarlar dönem çizgileriyle üretildi.

Çekimler sırasında kullanılan tüm cadde ve sokaklara Arnavut kaldırımı uygulaması yapıldı.

Filmde 1920 – 1940 yapımı Cadillac, Desoto, Mercedes, Dodge, Skoda, Ford, Dodge Brothers markalarında 30 adet klasik araç kullanıldı. Tüm kamyon, tramvay, kayık, otobüs, askeri jeep ve faytonlar ise imal edildi.

Zonguldak ana caddesinden geçen tren TATARİKO’nun vagonları Zonguldak’tan TTK tarafından tedarik edildi. Trenin lokomotifi ise forklift üzerine aslına uygun giydirme yapılarak inşa edildi.

Gemi sahneleri için Tuzla İTÜ Denizcilik Fakültesine ait Akdeniz Gemisi, Ada Vapuru, muhtelif kayık ve sandallar kullanıldı.

Kostüm Tasarımcısı Gülümser Gürtunca ve ekibi yaptıkları hazırlık ve araştırmaların ardından 5000’e yakın kostüm için 6 ay süresince 18 farklı atölyede üretim gerçekleştirdi. 25.000 metrenin üzerinde kumaş kullanılarak, ana kadro ve tüm oyuncuların kostümleri hazırlandı.

Filmde ana oyuncu kadrosunun yanısıra 5000 üzerinde yardımcı oyuncu görev aldı; Nisan ayından itibaren Zonguldak ve İstanbul’da casting ekipleri çalışmalarına başladı.

170 kişilik bir teknik ekiple 4 Temmuz tarihinde Zonguldak’ta başlayan çekimler 6 hafta sürdü. İstanbul’a dönen ekip Heybeliada ve Büyükada çekimlerinin tamamladıktan sonra Ekim ayı başında Camialtı Tersanesindeki kurulan platoda çalışmaya başladı. Çekimler 16 haftada tamamlandı.

Filmin mevsim geçişlerine özel efekt uygulamaları ile geniş kapsamlı yağmurlama ve karlama çalışmaları gerçekleştirildi.

Filmin tüm montaj aşaması için 60 kişilik bir ekip çalıştı.