İBB Şehir Tiyatroları’nın Yeni Oyunu: Rosenbergler Ölmemeli

İBB Şehir Tiyatroları, yeni yılın ilk ayında Rosenbergler Ölmemeli adlı oyunla seyircilerle buluşuyor. Alain Decaux’nun yazdığı Orhan Alkaya’nın yönettiği oyun 11-22 Ocak 2012 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde sahnelenecek. Rosenbergler Ölmemeli, “yargının siyasallaştığı bir ülkede adalet nasıl sağlanır?” sorusunun yanıtını arıyor. 1950’ler Amerika’sında, yaşanan bir adalet trajedisini, temel insan hakları ve evrensel hukuk prensiplerinin içerisinden tartışmaya açıyor. Fransız tarihçi Alain Decaux, bu büyük yargılama efsanesine belgelerle, tanıklıklarla bakıyor. Çevirisini Zehra Ağralı Gençosman’ın, müziklerini Tarık Öcal ve Timur Selçuk’un, sahne tasarımını Barış Dinçel’in, kostüm tasarımını Canan Göknil’in, ışık tasarımını Murat İşçi’nin, efekt tasarımını Ersin Aşar’ın, müzik direktörlüğünü Deniz Noyan’ın yaptığı oyunun lirikleri Melih Cevdet Anday ve Orhan Alkaya’ya ait. Oyunda; Mazlum Kiper, Ali Mert Yavuzcan, Aslıhan Kandemir, Mert Tanık, Ali Gökmen Altuğ, Ozan Gözel, Yeşim Koçak, Kutay Kırşehirlioğlu, Murat Derya Kılıç, Buket Yanmaz Kubilay, Murat Coşkuner, Osman Gidişoğlu rol alıyor.

Oyunun Broşüründen…

Yazan: Alain Decaux

23 Temmuz 1925’te Fransa Lille’de doğdu. Paris Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördü. 1944’te gazeteciliğe başladı, 1947’de ilk kitabını yayımladı (17. Louis). 1990’da Denizaşırı Ülkeleri Bilimsel Araştırma, 1981-1988 yılları arasında Paris Kültürel Hareketi, 1991’de Romanya Kültürel Hareketi gibi ulusal ve uluslararası derneklerin faaliyetlerine katıldı. Rosenbergler Ölmemeli, Adım Marie Antoinette, Danton ve Robespierre, yazarın toplumsal olaylara karşı düşüncelerini ortaya koyduğu önemli eserler arasındadır.

Yöneten: Orhan Alkaya

5 Şubat 1958’de İstanbul’da doğdu. Hukuk ve Gazetecilik okudu. 1976’da Şehir Tiyatroları’na katıldı. 1980’de Sıkıyönetim Komutanlığı kararıyla (1402) uzaklaştırıldığı tiyatrosuna 1989’da döndü. Bir dönem Şehir Tiyatroları “seçilmiş” Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Sanat Yönetmenliği yaptı. Çok sayıda makale, deneme yazısı, köşe yazısı ve 7 kitap yayımladı. Rosenbergler’i Seyircimize Emanet Ederken…

(Orhan Alkaya)

Rosenbergler Ölmemeli projesi, Savaş’ı (Dinçel) çok özlediğim bir sabah saati, çalışma odamda, çatı penceresinden sızan güneş ışınlarının baştan çıkarma çabalarına kendi yağmurumla katılırken belirdi. Üstelik Rosenbergler’i hatırlamanın da zamanıydı. Ayşenil’e (Şamlıoğlu) “Rosenbergler” dedim, heyecanlandı. Savaş’la ikinci çalışmamız Sacco ile Vanzetti oyunuydu, sene 1976. Oyuncusu ve asistanıydım. Melih Bey’in (Anday) “Anı” şiirini o proje için Tarık (Öcal) bestelemişti
ve şarkının partisyonunu Timur (Selçuk) yapmıştı. Tarık’ı aradım, notaları istedim. “Notalar bende yok, şu ara uğraşamam da, çünkü ölüyorum, şarkı senindir, istediğin gibi kullan,” dedi Tarık. Sonra da öldü.

Notaları, Tarık’ın işaret ettiği “en iyi yorumcusu”ndan istedim. Esin (Afşar) hemen gönderdi, “Benim yapabileceğim bir şey olursa hemen ara,” dedi. Sonra olacak iş mi, kısacık bir zaman aralığında bir sayrılığa her zamanki gibi diklendi ve Esin de öldü.

O ilk günden bir Timur kalmıştı bir de ben. Timur, aramızdaki adı “Kod Adı Milonga” olan şiirimi besteledi. Şaşırtıcı ama ikimiz de hâlâ yaşıyoruz ve “dışarıda”yız. Öyleyse bu sözü söylemenin tam vaktidir. Rosenbergler Ölmemeli oyunu, bütün zamanların “1950’leri”nde, bütün coğrafyanın “Kuzey Amerika”sında, bütün otokrasilerin ‘Mc Carthy’cilik yahut Soğuk Savaş” döneminde yaşanmış bir adalet problemini konu ediyor. Hepimize, yargının siyasallaştığı bir ülkede adalet nasıl sağlanır, sorusunun peşine düşmemizi salık veriyor.

Yeni bir seyir pratiği önerdiğimiz çalışmamız artık size, seyircimize ait. Biz bir kapı açıyoruz, bundan böyle burada gördükleriniz sizin hayatınıza dahil olacak.