Bütün İnsanlar Ölümlüdür

BÜTÜN İNSANLAR ÖLÜMLÜDÜR ALFA YAYINLARI’NDAN ÇIKTI!

Dünya çapındaki feminist hareketin kaynak eseri olmuş İkinci Cins kitabının yazarı Simon de Beauvoir’un, varoluşçuluğu derinden hissettirdiği kitabı Bütün İnsanlar Ölümlüdür Alfa Yayınları raflarında yerini aldı.

Güzel ve hırslı oyuncu Régine, Fosca’yla tanışıp onun hakkındaki inanılmaz gerçeği öğrendiğinde büyük bir saplantının içine çekilir. Başarıları, ölümsüzlüğe lanetli bu adamın anılarında sonsuza kadar yaşayabilecektir. Fosca altı yüz yıllık ölümsüz varlığının yaşadıklarını anlattıkça Régine bir yandan Avrupa tarihinin önemli olaylarına bir yandan da umut ve aşk gibi insani duyguların ebedi bir yaşam süren birinde nasıl yavaş yavaş solup gittiğine tanıklık eder.

Jean-Jacques Rousseau, Émile ya da Çocuk Eğitimi Üzerine’de, “Eğer bize dünya üzerinde ölümsüzlük sunsalardı, kim böylesi kederli bir varoluşu kabul ederdi?” diye sorar. İşte bu kitap bunu kabul eden bir insanın hikâyesidir.

Daha Fazlasını Oku

“Kuantum Mektupları” Mona Kitap’tan Çıktı!

KUANTUM FREKANSLARINDA İŞLENEN BİR CİNAYETİN İZİNDE!

Kuantum fiziği, henüz bilim insanları tarafından bile tam olarak anlaşılamamış ve içinde en az fizik kadar felsefenin ve hatta mistisizminin de bulunduğu büyük bir dünya… Kâinatın sırlarını çözmek isteyenler için ise büyük bir esin kaynağı. Uğur Ateş ilk romanı Kuantum Mektupları’nda okuruna fizik hocası Jake karakteriyle “çift yarık deneyi” ve “Schrödinger’in Kedisi” gibi aslında temel olarak büyük çapta “bilinen” fenomenlerin “bilinmeyen” yani tartışmalı ve çok çarpıcı yönlerini sorgulatıyor.

Sadece hak edenler özgür olabilir!
New York Barosu’nun başarılı, hırslı ve güzel avukatı Sara Stern, Türkiye’den bir iş teklifi aldığında, hem İstanbul’a duyduğu ilgi hem de konunun ilginçliği hoşuna gitmişti. Yahudi ve Hıristiyan vakıflarına karşı açılmış davalarla ilgili kendisinden yardım isteniyordu.

Daha Fazlasını Oku

Bodrum’da “Kral Çıplak”…

Artçı Sanat bu defa da yapımını üstlendiği Hans Christian Andersen’in dünyaca ünlü masalı “Kral Çıplak”ı Bodrumlu çocuklarla buluşturuyor.

Gösteriş düşkünü bir kral doğum günü için giyeceği kıyafetlerin hiçbirini beğenmeyince, iki genç ona bir oyun oynayarak ders vermeye karar verir. Saraya giderek kendilerini terzi olarak tanıtan gençler, krala sadece akıllıların görebileceği bir elbise yapacaklarını söylerler. Asıl güzelliğin dış görünümde değil, insanın içinde olduğunu vurgulayan oyun çocukların ve ebeveynlerin ilgisini her an dinamik tutan temposu, kurgusu, müzikleri ve danslarıyla keyifle izlenecek bir oyun.

Daha Fazlasını Oku

Karıncaların Günbatımı

Karıncaların Günbatımı, Ermenice romanın 20. yüzyıldaki zirvelerinden biri. Biberyan, başyapıtı olarak kabul edilen bu romanında, bir aile ekseninde Türkiyeli Ermenilerin 1940’lı ve 50’li yıllardaki yaşamından bir kesit sunuyor. “Varlık Vergisi” uygulaması altında ezilen, varını yoğunu kaybeden bir baba, bu güç koşulları onun yüzüne vuran aile bireyleri ve üç buçuk yıllık zorlu Nafıa askerliği günlerinden sonra geri döndüğünde hiçbir şeyi bıraktığı gibi bulamayan oğul Baret.

Yazar, Baret karakterinde, bir delikanlının hızla değişen toplumsal koşullara uyum mücadelesini ve bireysel çatışmalarını çarpıcı, yalın bir dille sunarken ülkedeki siyasi gelişmelerin azınlıkları nasıl etkilediğini farklı roman karakterlerinin ağzından bire bir ortaya koyuyor.

Daha Fazlasını Oku

Bir Ermeni Subayın Çanakkale ve Doğu Cephesi Günlüğü

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusu’nda görev yapan Ermeni asker ve subaylar, son zamanların hararetli tartışma konularından biri. Antep doğumlu bir doktor olan Avedis Cebeciyan’ın, Çanakkale ve Doğu cephelerinde subay olarak yaşadıklarını günü gününe kaydettiği günlüğü, bu tartışmalara eşsiz bir katkı sunuyor. Çanakkale Savaşı’nın en şiddetli günlerinde cephede bir tabip subay olarak görev yapan ve gözlemlerini Ermeni harfleriyle Türkçe olarak ve sıcağı sıcağına kaleme alan Cebeciyan, kimi zaman büyük ölüm tehlikesi altında olmasına rağmen yüzlerce Osmanlı askerine şifa verdi. Yüzbaşı Cebeciyan, bir yandan da, 1915’te uygulamaya konan tehcir ve katliam politikaları çerçevesinde Antep’ten sürülen ailesinin akıbetini merak ediyor, onların hangi koşullar altında olduğunu öğrenmeye çalışıyordu.

Daha Fazlasını Oku

Ateş Hattı! Meçhul Bir Askerin Günlğü

ATEŞ HATTI!
MEÇHUL BİR ASKERİN GÜNLÜĞÜ
BARROUX

Birinci Dünya Savaşı’na Meçhul Bir Askerin Gözünden Bakmak…

Yazar ve illüstratör Barroux’nun, tesadüf eseri Paris’teki bir çöp yığınında bulup kitaplaştırdığı Ateş Hattı: Meçhul Bir Askerin Günlüğü, seferberlikle silah altına alınmış bir Fransız askerinin Birinci Dünya Savaşı’nın ilk iki ayında tuttuğu günceyi günümüze ulaştırıyor.

İsimsiz askerin savaş izlenimlerini etkileyici çizimler eşliğinde bir grafik romana dönüştüren Barroux, savaşın beraberinde getirdiği ayrılığa, özleme, belirsizliğe, acı ve korkuya değinerek, içten bir tanıklık öyküsü anlatıyor.

Daha Fazlasını Oku

“Aklın Islahı Üzerine Bir İnceleme”

Spinoza’nın Latince aslıyla birlikte Aklın Islahı Üzerine Bir İnceleme’si Alfa Yayınları’ndan çıktı!

Doğru Yöntem, kavramların bilgisini edinmenin ötesinde, doğruluğa dair başka bir işaret aramak değildir; doğru Yöntem, doğruluğun ta kendisini, yani şeylerin nesnel özlerini ya da kavramlarını (bunların hepsi aynı manaya gelir) düzgün bir mantıkla araştırma usulüdür.

Latince aslından yapılmış ilk Türkçe çevirisini elinizde tuttuğunuz bu kitap, Spinoza’nın düşüncelerini olgunlaştırıp felsefi terminolojisini şekillendirmeye başladığı, dolayısıyla zihin dünyasına giden yolların temel taşlarını döşediği eseridir.

Daha Fazlasını Oku

Yüzüncü Kraliçe-2: Ateş Kraliçesi

Zalim krallar, güç uğruna yitirilen hayatlar, kadınların erkekler için döktükleri kan… Emily R. King fantastik serisinde okurları özgürlük ve barış uğruna verilen bir mücadelenin gerilimine ve heyecanına davet ediyor!

Kalinda’nın zorla evlendirildiği zalim raca öldü ama Kalinda’nın sıkıntıları daha da arttı. Bir savaş beyi imparatorluğu işgal etti, Kalinda ise sürgünde. Neyse ki yalnız değil. Sevgili koruyucusu Yüzbaşı Deven da yanında. Tek umutlarıysa racanın oğlu Prens Ashwin.

Fakat Prens Ashwin’in olduğu yere gittiklerinde Deven esir düşüyor, Kalinda ise yepyeni bir zorlukla karşılaşıyor. Deven’ı ve işgal altındaki imparatorluğu kurtarmasının tek yolu var. Kalinda yine turnuvada rakiplerini yenmek zorunda. Üstelik bu defa rakipleri çok daha güçlü. Ateş güçlerine her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Daha Fazlasını Oku

İlker Mutlu’dan “GÖLGENİ ARDINA AL”

Samsun belediyesinde mühendis olarak görev yapan İlker Mutlu, sinemaya olan tutkusu ile de tanınıyor. İki karpuzu bir koltuğa sığdıran Mutlu beş yıl üzerinde çalıştığı büyük emekler harcayarak, yazdığı altı yüz sayfalık yeni romanı GÖLGENİ ARDINA AL’ı” raflardaki yerini aldı.
Romanı hakkında açıklamada bulunan yazar İlker Mutlu, “Romanım GÖLGENİ ARDINA AL’ı çok seveceksiniz. Perşembe’nin tuhaf sevdası ister istemez saracak sizi. Elçin Beg Vahapzade’nin tutkulu arayışında kaybolacaksınız. Sevginin hırsı yenişine şahit olacaksınız en gaddar karakterlerde bile.

Daha Fazlasını Oku

“Çıplak ve Ölü” Everest Yayınları’ndan Çıktı

2.DÜNYA SAVAŞINI ANLATAN EN İYİ ROMAN!..

“Çıplak ve Ölü’yü hâlâ seviyorum. Meziyetleri de kusurları da var, ama aynı zamanda arındıran, hatta canlandıran bir Tolstoycu şefkat dokunuşuna sahip ve bu sayede, ara sıra dönüp birkaç sayfa okuduğumda hepimiz için umutlanmamı sağlıyor. Öyleyse izninizle, tüm sayfalarını okuyacak birinin orada fazlasıyla umut bulacağını varsayacağım.”
NORMAN MAILER

Pulitzer ve Légion d’Honneur ödüllü ABD’li romancı Norman Mailer’ın, uçak mühendisi olmak için girdiği Harvard Üniversitesi’nde okurken askere alınarak cepheye gönderilmesinin ardından 25 yaşında kaleme aldığı ilk romanı Çıplak ve Ölü “İkinci Dünya Savaşı’nı anlatan en iyi roman, belki de tüm savaşları anlatan en iyi roman” olarak değerlendiriliyor. Çıplak ve Ölü Everest Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.

Daha Fazlasını Oku