Özcan Deniz Başarmış mı?

“Külkedisi, prens ile evlenir, masal biter… Peki ya sonra?”

Özcan Deniz’in yönetmenliğini yapıp, senaryosunu yazdığı “Ya Sonra” bu cümleyle başlıyor. Konu Özcan Deniz olunca ne yalan söyleyeyim insan biraz ön yargılı oluyor. Ben de “Ya Sonra”ya girerken oflaya puflaya girdiğim salondan tebessümle ayrıldım.

Özcan Deniz “Ya Sonra” ile eski Türk filmlerindeki samimiyeti, sıcaklığı tekrar perdeye yansıtmayı başarmış.  Deniz filminde birbirlerini deliler gibi severek evlenen yedi yılı geride bırakan bir çiftin öyküsünü anlatıyor. Okumaya devam et

Bir Babanın Hikâyesi

İstanbul’a üniversite için geldiğim 2001 yılında sinemada izlediğim ilk film “Paramparça Aşklar ve Köpekler” idi. O dönem AKM’nin sinemasında vizyondan kalksa da sinemanın önemli başyapıtlarını izlemeniz mümkündü. Hem de çok cüzi bir paraya… AKM’ de izlediğim bu filmlerle kendi sinema çizgimi oluşturdum diyebilirim. Zaten daha sonraki yıllarda o salonlarda izlediğim filmleri ve insanları çok arayacaktım.

“Paramparça Aşklar ve Köpekler”le de tanışmam bu salonlarda oldu. Film iç içe geçmiş kesişen hayatları anlatan, insanın içine işleyen bir filmdi. Filme girerken yönetmenine şöyle bir bakmıştım: Alejandro González Inarritu… Bu başarılı yönetmeni daha sonra “21 Gram” ve “Babil” filmleriyle karşıma çıkacak, yine kendisine hayran olacaktım. Okumaya devam et

İki Ayrı Film İki Ayrı Tat!

Bugün www.elektronikgazete.com okuyucuları için iki film tanıtacağım.
Bunlardan ilki geçen hafta vizyona giren “Aşk Sarhoşu/Love and Other Drugs” diğeri ise çocukların kayıtsız kalamayacağı “Ayı Yogi/Yogi Bear”…

İlk filmimiz “Aşk Sarhoşu” romantik-komedi türünde olup, başrollerinde Hollywood sinemasının iki genç yeteneği Jake Gyllenhaal ve Anne Hathaway oynuyor.  Film ilk başlarda ilaç sektöründe dönen düzenbazlıkları, kuraltanımazlığı ve insanların sağlığıyla nasıl
oynandığı konusuna odaklanırken Anne Hathaway’in Maggie Murdock karakteriyle ortaya çıkmasıyla klasik bir aşk fimine dönüşüyor. Okumaya devam et

Turist Bu İkili için İzlenir

Kış aylarını iliklerimize kadar hissettiğimiz şu günlerde sinemalarda hayli hareketlendi. Hem Türk sinemasında hem de yabancı sinemada birbirinden başarılı filmler ard arda vizyona girmeye başladı. Geride bıraktığımız haftalarda “New York’ta Beş Minare”, “Av Mevsimi”, “Harry Potter Ve Ölüm Yadigarları: Bölüm 1”… gibi başarılı yapımları izledik.

Hem yurtiçinde hem yurtdışında öyle bir film vardı ki herkesin gözü kulağı bu filmdeydi. Öyle ki başrollerinde dünyanın en güzel kadınlarından biri kabul edilen Angelina Jolie ve oyunculuğuyla milyonların gönlünde taht kuran Johnny Depp bulunuyor. İşte bu iki ünlü yıldızı buluşturan film “The Tourist” geçtiğimiz haftalarda vizyona girdi. Okumaya devam et

‘Yukarıdaki Tehlike’ 12 Kasım’da vizyonda…

Dönem dönem hepimiz uzaylıların varlığını sorgulamışızdır. Acaba gerçekten uzaylılar var mı? Gökyüzünde ne zaman bir ışık görsek, hepimiz pür dikkat ona odaklanırız! Ya uzaylılarsa…

Sinema sektörü de insanoğlunun bu zaafından sonuna kadar faydalanıp bunu paraya çevirmesini çok iyi beceriyor. İşte yine böyle bir film; ‘Yukarıdaki Tehlike / Skyline’ 12 Kasım’da bilim kurgu sevenlerin beğenisine sunuluyor. Okumaya devam et

‘Bal’ın Oscar Şansını Araştırdık…

‘Bal’ın Oscar aday adaylığını sinema eleştirmenleri Mehmet Acar, Serdar Akbıyık ve Banu Bozdemir’e sorduk…

Sinemaseverler bilecektir bu sene 83.’sü yapılacak olan Oscar ödüllerine Türkiye’den Semih Kaplanoğlu’nun Altın Ayı ödüllü filmi ’Bal’ gönderilecek.

Dünyanın en prestijli sinema ödülü olarak gösterilen Oscar’a önceki yıl da Mahsun Kırmızıgül’ün ’Güneşi Gördüm’ filmi aday olmuştu. Hatta o dönem filmin Oscar’a gitmesi çok tartışılmıştı. Nitekim ‘Güneşi Gördüm’ Oscar’dan eli boş bir şekilde dönerek eleştirileri boşa çıkarmamış oldu. Okumaya devam et

Yedim, Dua Ettim, Sevdim!

Sımsıcak gülümsemesiyle Holywood’un güzel yıldızlarından biri olan Julia Roberts, son filmi “Eat, Pray, Love” ile bu aralar pek bir gündemde… Kırklı yaşlarının başında olmasana rağmen doğal güzelliğiyle tüm dikkatleri üzerine çeken Roberts, geçtiğimiz aylarda People dergisi tarafından da “yaşayan en güzel ünlü” seçildi. Estetiğe karşı duruşu ve özel yaşantısını basına malzeme yapmayan Julia Roberts bu yönüyle de genç kuşak yıldızlara örnek gösteriliyor. Roberts yeni nesil yıldızların kendilerini yönetmenlere beğendirmek için gereksiz estetik yapmalarını eleştirirken kendi döneminde meşhur olmak için “İyi oyuncu olmanız yeterliydi. Zaten başarının ardından şöhret geliyordu” diyerek yeni nesil oyunculara acıdığını her fırsatta dile getiriyor. Okumaya devam et

“Yedek Polisler” bu hafta izleyiciyle buluşuyor…

Oyuncu kadrosuyla dikkat çeken “The Other Guys/Yedek Polisler” bu hafta vizyona giriyor…

P.K. Highsmith (Samuel L. Jackson) ve Christopher Danson (Dwayne Johnson) şehrin kahraman polisleridir. Ödüllü polisler yalnız şehrin insanları için değil, polis teşkilatının da idolleridir. Dedektif Terry Hoitz (Mark Wahlberg) ve Adam Gamble (Will Ferrell)  ise masa başında evraklara gömülmüş polis memurlarıdır. Günlerini monoton bir şekilde geçiren ortaklardan Terry’nin bu duruma canı sıkılmaya başlar. Herkesin Highsmith ve Danson’a imrenmesine artık katlanamaz. Okumaya devam et

“Şeytan” kurbanlarını bu kez asansörde yakalıyor…

Son zamanların en güzel gerilim filmlerinden biri olan “Şeytan / Devil”i izlemek için geç kalmadınız…

“Herkes ona biraz inanır.Senin gibi adamlar bile inanmıyormuş gibi görünür.”

Bu söz “Şeytan / Devil” filminden küçük bir alıntı. Bahsi geçilen kişi ise şeytanın ta kendisi. 17 Eylül 2010’da vizyona giren bu film son zamanlarda izlediğim en güzel korku-gerilim filmlerin başında geliyor. Okumaya devam et